Ankle türkçesi Ankle nedir

  • Ayak ile bacak arasında kalan ve en büyüğü topuğu oluşturan dokuz küçük kemik kapsayan bölge.
  • Ayak bileği eklemi.
  • Yürümek.
  • Tam olmayan seki.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Atlarda bacaklardaki beyazlığın topuğu tam olarak sarması.
  • Sevil.
  • Topuk.
  • Ayak bileği kemiği.
  • Ayak bileği.

Ankle ile ilgili cümleler

English: A sprained ankle disabled him from walking for a month.
Turkish: Burkulmuş bir ayak bileği onu bir ay yürümekten alıkoydu.

English: Jale is wearing an ankle bracelet.
Turkish: Jale halhal takıyor.

English: Moustapha had to wait on Mary hand and foot after her ankle reconstruction.
Turkish: Meryem ayak bileğinden ameliyat olduktan sonra Mustafa onun eli ayağı olmak durumunda kaldı.

English: Ali twisted his ankle and it swelled up.
Turkish: Ali bileğini burktu ve o şişti.

English: He sprained his ankle trying to jump off this wall. What a fool he is!
Turkish: Bu duvarın üstünden geçmeye çalışırken bileğini burktu. O ne kadar aptal!

Ankle ingilizcede ne demek, Ankle nerede nasıl kullanılır?

Ankle bone : Aşık kemiği. Topuk kemiği.

Ankle boot : Yarım çizme. Bot. Yarım bot.

Ankle bracelet : Ayak bileğindeki kelepçe. Pranga. Ayak bileği kelepçesi.

Ankle deep : Ayak bileklerine yaklaşan (veya dizlerine). Bileğine kadar. Ayak bileklerine ulaşan.

 

Ankle deep water : Bileğine kadar olan su. Sadece ayakları kapatacak kadar derin olan su. Sığ su.

I sprained my ankle : Ayak bileğimi incittim.

Ankle socks : Kısa çorap. Soket.

Ankle shoes : Atkılı ayakkabı.

Ankle sock : Soket. Kısa çorap.

Ankle joint : Ayak bileği eklemi.

İngilizce Ankle Türkçe anlamı, Ankle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ankle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anklebone : Ayak bileği kemikleri. Aşık kemiği. Topuk kemiği.

Tarsi : Kuş bacağının üçüncü bölütü. Kuş bacağının üçüncü bölütü (çoğul). Böcek bacağının son bölütü. Gözkapağı kıkırdağı.

Ambulating : Dolaşıp durmak. Dolaşmak. Gezmek.

Make progress : Aşama kaydetmek. İlerlemek. İlerleme göstermek. Başarı kaydetmek. Gelişim göstermek. İyiye doğru gitmek (hasta). İlerleme kaydetmek. Gelişme göstermek. Gelişme kaydetmek.

Ancle : Bacağın alt kısmında ayağın başladığı bölge ve eklem (anatomi terimi).

Talus : Aşık kemiği. Litoral zonun alt kısmından başlayarak profundal zona kadar devam eden eğimli kısım. Meyil. Moloz. Yokuşun dibindeki kaya parçaları. Şev. Ayak bilek kemiklerinden topuk kemiğinden sonra ikinci büyük kemik, talus, astragalus. Birikinti. Talus.

Tarsals : Gözkapağı kıkırdağı. Tarsal. Ayak bileği (ile ilgili).

Heel : Alçak. Yana yatmak. Ayağın art bölgesi. Topuk pası vermek. Dizinin dibinden ayrılmamak. Topuk takmak. Kalleş. Ökçe takmak. Ekmeğin kafası veya başı.

Pillar : En önemli kişi. Yapısal blok. Sütunlarla desteklemek. Sütun. Destek. Önemli destekçi. Direk. Dikme. Payanda.

 

Advance : Peşinat vermek. İleri almak. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. Daha önceki bir tarihe almak. Öndeleme. İlerlemek. Öne almak (tarih terimi). Atamak. Artmak. Yükseltmek.

Ankle synonyms : articulatio talocruralis, gliding joint, ankled, get about, ambulate, articulatio plana, tarsal, paced, astragal, pacing, mortise joint, taluses, march, have a walk, ambulated, ankles, leg, naviculare, shallow, foot it, marched, knucklebone, astragalus, hiked, tarsus, ambulates, ankle joint, knee deep, seville, tarsal bone.

Ankle zıt anlamlı kelimeler, Ankle kelime anlamı

Deep : Derin. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Dalgın. Ciddi. Karışık. Dip. Derinlik. Deniz. Aşırı. Koyuluk.

Ankle ingilizce tanımı, definition of Ankle

Ankle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The joint which connects the foot with the leg. The tarsus.