Ankle boot türkçesi Ankle boot nedir
- Yarım bot.
- Yarım çizme.
- Bot.
Ankle boot ingilizcede ne demek, Ankle boot nerede nasıl kullanılır?
Ankle : Ayak ile bacak arasında kalan ve en büyüğü topuğu oluşturan dokuz küçük kemik kapsayan bölge. Topuk. Tam olmayan seki. Ayak bileği kemiği. Yürümek. Sevil. Ayak bileği. Ayak bileği eklemi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Atlarda bacaklardaki beyazlığın topuğu tam olarak sarması.
Boot : Kovmak. Yüklük. Oto. Ayak ile vurmak. Sepetlemek. Yolcu taşıyan araçlarda yolcu yükünün konduğu kapalı ya da açık bölüm. Bot. Ön yükleme. İşten atma.
Ankle bone : Aşık kemiği. Topuk kemiği.
Ankle bracelet : Ayak bileğindeki kelepçe. Pranga. Ayak bileği kelepçesi.
Ankle deep : Ayak bileklerine ulaşan. Bileğine kadar. Ayak bileklerine yaklaşan (veya dizlerine).
Ankle deep water : Sadece ayakları kapatacak kadar derin olan su. Bileğine kadar olan su. Sığ su.
İngilizce Ankle boot Türkçe anlamı, Ankle boot eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ankle boot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Boat : Çırnık. Küçük boyda tek ve yekpare direkli, üçgen biçiminde üç yelkeni bulunan ve 200 tona kadar kapasiteli yelkenli gemi. Kayık. Taka. Gemi. Sandal. Tekne. Boyu 8-10 m, yük taşıma kapasitesi 5-6 ton olan, arkası düz, ortasında küçük bir ambarı bulunan balıkçılıkta ve yük taşımada kullanılan karadeniz bölgesine özgü bir tür kıyı teknesi. Çeşitli boy ve biçimlerde, kürek, yelken veya motorla hareket eden balık avlamak için veya belirli ağılıkta yük taşımak için kullanılan güvertesin küçük tekne. Kayıkla gezmek.
Floatage : Yüzme kabiliyeti. Yüzen çer çöp. Su üstünde yüzen tekne enkazı. Yüzebilirlik. Suya batmama. Yüzen döküntü. Yüzen nesne. Tekne.
Runabout : Tek kişilik otomobil. Küçük otomobil. Küçük araba. İşsiz. Aylak. Küçük motorlu tekne. İki kişilik araba.
Runabouts : Küçük otomobil. Küçük motorlu tekne. İki kişilik araba. Tek kişilik otomobil. Küçük araba. Aylak. İşsiz.
Welly : Lastik çizme. Sert vuruş. Hızlanma. Dizlere kadar çıkan ve hemen diz altında kesilen su geçirmez bir yüksek çizme türü (genellikle çoğul olarak kullanılır: wellingtons {wellington botları}, welly olarak da yazılır). Çizme. Enerji. Wellington çizmesi. Direnç. Kuvvet.
Half boot : Kısa çizme. Potin.
Opium : Esrarkeş. Opyum. Afyon. Tiryak. Haşhaş kapsüllerinin çizilmesinden sonra buradan sızan sıvının katılaştırılmasıyla elde edilen ve yapısında morfin, kodein, papaverin, noskapin vb. alkoloitleri içeren kahverenginde, mum kıvamında madde.
Dinghies : Küçük sandal. Kauçuk sandal. Patalya. Ufak gezinti sandalı. Filika. Lastik bot. Küçük bir tekne. Dingi. Sandal.
Boot : Yüklük. Sepetlemek. Potin. Oto. İşten atma. Tepmek. Yolcu taşıyan araçlarda yolcu yükünün konduğu kapalı ya da açık bölüm. Tekmelemek. Futbol tekme atmak.
Buskins : Romalı sandaleti. Potin. Çizme. Trajedi.
Ankle boot synonyms : buskin, canoed, canoe, boated, half boots, opiums, dinghy.

Bu kısımda Ankle boot kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ankle boot ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ankle boot anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ankle boot ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.