Anti trade production effect türkçesi Anti trade production effect nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ticarete karşı üretim etkisi.
  • Dışalım ikamesi mal üretimi büyüme oranından daha yüksek oranda artış gösterirken, dışsatım malı üretiminin büyüme oranından daha düşük oranda arttığı, diğer bir deyişle dış ticaret hadlerinin iktisadi büyüme sonrasında ülke lehine döndüğü durum.
  • Ticaret karşıtı üretim etkisi.

Anti trade production effect ingilizcede ne demek, Anti trade production effect nerede nasıl kullanılır?

Anti : Zıt. Muhalif. Anti. Karşı, zıt. Karşı olan kimse. Aykırı. Karşıt. Karşı. Ters.

Trade : Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. Alışveriş. Alım satım yapmak. Ticaret yapmak. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. Zanaat. Takas etmek. Sanat. Almak.

Production : Yapıt. Bilgisayar, coğrafya, iktisat, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ürün. Sahneye koyma. Verim. İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için zorunlu olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle doğal çevrelerini değiştirmeleri, bunu yaparken kendi kendilerini de değiştirmeleri süreci. Üretilen miktar. İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için gerekli olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle özdeği değiştirmeleri işi. Oyun düzeni. Gösteri.

 

Effect : Sonuca vardırmak. Tesir. Birtakım sonuçlar, tepkiler, olaylar ya da görüngüler ortaya çıkaran neden. Efekt. Etki etmek. Etki. Başarmak. Meydana getirmek. Ulaşmak. Elektronik devreler yardımıyla gitar sesi üzerinde yapılan değişiklik ve süslemeler.

Pro trade production effect : Ticaretten yana üretim etkisi. Dışalım ikamesi mal üretimi büyüme oranından daha düşük oranda artış gösterirken, dışsatım malı üretiminin büyüme oranından daha büyük oranda arttığı, diğer bir deyişle dış ticaret hadlerinin iktisadi büyüme sonrasında ülke aleyhine döndüğü durum. Ticarete yönelik üretim etkisi. Ticareti artırıcı üretim etkisi.

Anti trade wind : Her iki yarımyuvarda eşleksel alçak basınç alanından dönenceler yüksek basınç alanlarına doğru üstten ve alizelere ters yönde esen sürekli rüzgarlar, bk. alize. Üstalize.

Neutral production effect : Dışalımı ikame eden mallar ile dışsatım malları sunumunun büyüme ile aynı oranda artış göstermesi, diğer bir deyişle dış ticaret hadlerinin iktisadi büyümeden etkilenmediği durum. Yansız üretim etkisi.

Anti trade biased growth : H.g. johnson’ın büyüme ve dış ticaret ilişkisini tam uzmanlaşma varsayımı altında incelediği yaklaşımda, dışalım malları istemiyle dışsatım malları sunumunun üretim artış oranından oransal olarak daha düşük oranda arttığı, diğer bir deyişle dış ticaret hadlerinin iktisadi büyüme sonrasında ülke lehine döndüğü durum. krş. ticaretten yana büyüme. Ticarete karşı büyüme.

 

İngilizce Anti trade production effect Türkçe anlamı, Anti trade production effect eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anti trade production effect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Anti trade production effect synonyms : ability to pay approach, ability to pay principle, a type mutual funds, a pass through certificate, a change in individual demand, ability rent.