Anticus türkçesi Anticus nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Antikus.
  • Öndeki.

Anticus ingilizcede ne demek, Anticus nerede nasıl kullanılır?

Tarpon atlanticus : Tarpon balığı.

Antic : Soytarılık. Maskaralık. Maskara. Tuhaf. Tuhaflık. Acayip.

Anticaking agent : Topaklanmayı önleyici. Gıda partiküllerinin birbirine yapışması eğilimini azaltan veya önleyen madde.

Anticancer : Antikanser. Kansere karşı. Kanser tedavisinde kullanılan.

Anticancerous : Kanser ile mücadele eden. Antikanser olan.

Antichlor : Klorsavar. Antiklor. Kloru ortadan kaldıran madde (kimya). Klor giderici.

Anticentre : Bir dış merkezden dünya yüzeyine zıt olan nokta.

Anticenter : Bir dış merkezden dünya yüzeyine zıt olan nokta.

Anticarious : Diş çürüklerine karşı. Diş çürüklerine karşı olan (diş hekimliği).

Anticatalyst : Negatif katalizör. Yavaşlatan. Durduran. Kimyasal reaksiyonu yavaşlatan madde (kimya). Antikatalizör. Karşıtezgen.

İngilizce Anticus Türkçe anlamı, Anticus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anticus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nervous : Sinirleri gergin. Kaygılı. Endişeli. Sinir. Asabi. Sinirsel. Sinirli. Sinirlere ilişkin. Ürkek. Gergin.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

Anterior : Önceki. Mukaddem. Ön taraftaki. Önde bulunan. Eski. Öne yakın olan. Anteriyor. Evvelki. İlerde. Daha eski.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Salhane. Mezbaha.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Fores : Önde olan. Başta. Pruva. Başa doğru. Ön. Önde. Ön taraftaki. Baş taraf. İlk.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Ahead : Başlamak. Önceden. İleriye. İleride. Önde. İleriki. İlerde. Önden. Önümüzde.

Queasy : Kusmak üzere. Zor beğenen. Kusacak gibi. Kusturucu. Midesi bulanmış. Hassas. Çabuk bulanan. Aşırı titiz. Müşkülpesent. Mide bulandırıcı.

Anticus synonyms : abaxial, frontmost, a c deformity, a band, abdominal fat necrosis, abdominal palpation, dying, unquiet, a crochordon, abdominal distention, abdomen, eager, abdominal ovariectomy, forward, troubled, abamectin, fore, front, a c syndrom, uneasy.

Anticus zıt anlamlı kelimeler, Anticus kelime anlamı

Untroubled : Endişesiz. Durgun. Kaygısız. Sıkıntısız. Rahat. Dertsiz. Sakin.

Anticus antonyms : uneager.