Antitrust türkçesi Antitrust nedir

  • Tekel kurulmasını önleyici.
  • Büyük kazanç ve ticaret kombinasyonlarına karşı çıkan.
  • Tekelciliğe karşı önlem.
  • Tröste karşı.
  • Antitröst.
  • Tröst oluşmasını önleyici.
  • Tekelciliğe karşı.
  • Tekelcilik gücünü kıracak nitelikte yapılacak davranış ve işlemler.
  • Tekele karşıtı olan.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Kartelleşmeyi engelleme.
  • Tröst karşıtı.

Antitrust ingilizcede ne demek, Antitrust nerede nasıl kullanılır?

Microsoft antitrust case : Internet explorer proğramı marifeti ile bilgisayar piyasasını kontrol altına almaya teşebbüs ettiği gerekçesiyle microsoft'u tekelci bir davranış içerisinde olmakla suçlayan abd yönetimince microsoft'a karşı açılan dava. Mikrosoft antitröst davası.

Antitrade : Sabit şekilde doğudan batıya esen ve ticaret rüzgarlarının üstünde yatan rüzgar. Ters ticaret rüzgarları. Üstalize.

Antitrade wind : Üstalize.

Antitrade winds : Üstalize.

Antitrades : Sabit şekilde doğudan batıya esen ve ticaret rüzgarlarının üstünde yatan rüzgar. Üstalize. Ters alize rüzgarları.

Antitank bomb : Tanksavar bombası. Tank veya başka zırhlı araçları yok etmek için tasarlanmış olan bomba.

Antitangent : Teğetlik yayı. Ark tanjant. Arctan fonksiyonu.

Antitrichomonal drug : Trichomonas enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ajan. Antitrikomonal ilaç.

 

Antitrigonometric : Antitrigonometrik. Ters trigonometrik.

Antitank gun : Tanksavar topu.

İngilizce Antitrust Türkçe anlamı, Antitrust eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Antitrust ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A posteriori information : Ardıl bilgi.

Aalens linear regression model : Aalen doğrusal bağlaşım modeli.

A posteriori criteria : Ardıl ölçüt.

Just : Kıl payı. Gücü gücüne. Sade. Sadece. Tam anlamıyla. Darı darına. Güç bela. Şimdi. Doğruluk. Haklılık.

A level : A-düzeyi. Lise bitirme sınavı (ingiliz ingilizcesi).

Fair : Sergi. Lunapark (gezici). Çarşı. Adil. Adaletli. Yontmak. Belirli sürelerle geçici olarak kurulan sergi niteliğindeki büyük satak. herhangi bir kentte yılın belirli zamanlarında kurulmakta olan ve genel olarak o ülkeye ya da bölgeye ilişkin yapım ve üretim nesnelerini kapsayan, sergileyen büyük satak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi özelliği de taşıyan yerel nitelikteki pazar. Dürüst.

Abadir test : Abadir sınaması.

A priori probability : Öncül olasılık.

A posteriori analysis : A posteriyori analiz. Ardıl çözümleme.

A priori information : Öncül bilgi.

Antitrust synonyms : antimonopoly, abel blanchard model, a posteriori probability, a priori theoretical criteria, a priori analysis, abc method, a b model, aalen estimator, a error.

Antitrust zıt anlamlı kelimeler, Antitrust kelime anlamı

Unfair : Adil değil. Haksız. Taraflı. Adaletsiz. Gayrikanuni. Vicdansız. İnsafsız. Kanunsuz. Adil olmayan. Hileli.