Tekelciliğe karşı önlem nedir, Tekelciliğe karşı önlem ne demek

Tekelciliğe karşı önlem; Maliye alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Tekelcilik gücünü kıracak nitelikte yapılacak davranış ve işlemler.

Tekelciliğe karşı önlem anlamı, kısaca tanımı

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek

Önlem : Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol, tedbir.

Teke : Erkek keçi. Bir tür karides. Tüylü devenin erkeği ile tek hörgüçlü dişi devenin geriye melezlenmesinden elde edilen bir tür deve.

Tekel : Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum, inhisar, monopol. Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu, inhisar, monopol. Bir kişi veya kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç.

Tekelci : Tekel kuran ve bu tekeli kabul ettiren kimse, inhisarcı. Tekel görevlisi. Bir şeye, bir düşünceye tek başına sahip olma, benimseme, yayma taraflısı olan.

Tekelcilik : Tekelci olma durumu, inhisarcılık.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

 

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

Kıracak : Nalbantların atın tırnağını kesmek için kullandıkları keskin demir alet.

Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

Davra : Saban kılıcını sıkan çivi.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

 

Gücün : Dara dar. Güçlükle, ancak, zorla.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Gücü : Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.

Kıra : Çiçeği düşmemiş, ceviz büyüklüğündeki küçük kavun, karpuz. Küçük : Ahmet'in kırasını gördün mü?. Yalçın, sert kaya. Çığlık, bağırtı. Fasulye. Çevre, kıyı, kenar, uç.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Diğer dillerde Tekelciliğe karşı önlem anlamı nedir?

İngilizce'de Tekelciliğe karşı önlem ne demek ? : antitrust