Apertur türkçesi Apertur nedir

  • Polen tüpünün çıktığı ekzindeki por.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Polen tüpünün çıktığı por.
  • Apertür.

Apertur ingilizcede ne demek, Apertur nerede nasıl kullanılır?

Apertura : Apertura. Delik, boğaz, ağız, açıklık.

Apertura maxillopalatina : Apertura maksillopalatina. Geviş getirenlerde sinus maxillaris’in aboral bölümünü sinus palatinus ile birleştiren geçit.

Apertura mediana ventriculi iv : Köpekte ventriculus quartus'ta liquor cerebrospinalis'i cavum subarachnoideale’ye geçiren delik. Apertura mediyana ventrikuli ıv.

Apertura nasi ossea : Burun kemiğinin serbest kenarıyla üst çene ara kemiği tarafından sınırlandırılan kemiksel burun girişi. Apertura nazi ossea.

Apertura nasomaxillaris : Apertura nazomaksillaris. Sinus maxillaris’i meatus nasi medius ile birleştiren geçit.

Aperture : Açıt. Göz. Gedik. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Açık. Aralık. Işık düzengeci açıklığı. Pervane yuvası.

Apertura pelvis cranialis : Leğen girişi. Üstte kuyruk sokumu kemiğinin ön alt yüzü, altta çatı kemiğinin ön üst yüzü, yanlardan iliumların korpuslarının biçimlendirdiği doğum kanalının girişi, leğen boşluğunun giriş yeri, apertura pelvis kranyalis. Apertura pelvis kranyalis.

 

Aperturae sinuum frontalium : Apertura sinum frontalyum. Sinus frontalis'in tabanı ortasında bulunan ve salgının burun boşluğuna geçmesine yarayan delik.

Apertural : Delikle ilgili. Ağız ile ilgili. Açış ile ilgili. Açıklıkla ilgili.

Apertura pelvis caudalis : Leğen çıkışı. Tabanda oturak kemikleri, üstte 1., ve kuyruk omurları, yanlardan lig. sacrotuberale latum ve m. semimembranous’ların sınırlandırdığı doğum kanalının çıkışı, leğen boşluğunun arka çıkış bölgesi, apertura pelvis kaudalis. Apertura pelvis kaudalis.

İngilizce Apertur Türkçe anlamı, Apertur eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apertur ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

 

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Vex : Canını sıkmak. Kızdırmak.

Camera : Gizli. Oda, kamara. Fotoğraf aygıtı. Fotograf makinesi. Hakimin özel odası. Fotoğraf makinesi. Fotoğraf çekmekte kullanılan aygıt. Kamera. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alıcı.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Telescope : Teleskopun elemanları gibi iç içe geçmek. Mercek dizgesinden oluşmuş bir nesne merceği ya da bir çukur ayna yardımıyla ışığı toplayan ve göz merceğiyle görüntüyü büyüten, böylece uzaktaki cisimlerin, yıldızların daha parlak ve açık görünmesini sağlayan optik düzen. göz merceği yerine fotoğraf plağı ya da başka alıcılar kullanılabilir. İçiçe geçirip kısaltmak. Ezip iç içe geçirmek. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. İç içe geçerek kısalmak. Gökcisimlerini büyüterek ayrıntılarını gösteren, mercek ve aynalardan oluşmuş ışıksal gözlem aygıtı. Bir elemanı başka bir elemanın içine geçirmek. Teleskop. İç içe geçmek.

Trouble : Dert. Zahmet etmek. Zahmet. Rahatsızlık vermek. Rahatsız etmek. Zahmet vermek. Üzmek. Bela. Dert etmek. Problem.

Apertur synonyms : photographic camera, distract, aardwolf, abo blood groups system, disquiet, regulator, scope, upset, acacia, a cells, abacus bodies, abambulacral area, aardvark, abductor muscle, disorder, worry, unhinge, a protein, cark, aardvarks, disturb.

Apertur zıt anlamlı kelimeler, Apertur kelime anlamı

Reassure : Güvenini tazelemek. Tekrar güven vermek. Tekrar sigortalamak. Yeniden güven vermek. Rahatlatmak. Güvence vermek. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermek. Moral vermek. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermeye çalışmak. Sigortayı yenilemek.

Order : Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo. Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi. Sıraya koymak. Düzenlemek. Düze. Buyruk. İntizam. Tertiplemek. Kimyasal hız denklemlerinde derişiklik çarpanları sayısı. türevsel denklemin en yüksek türevi. Yargı.