Apolipoprotein b nedir, Apolipoprotein b ne demek

Apolipoprotein b; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Düşük yoğunluktaki lipoproteinlerin dış yüzeyindeki fosfolipit ve kolesterole kısmen gömülü, 4563 amino asit içeren, oldukça büyük bir serum proteini. Apo B 100, karaciğer hücrelerinde, Apo B 48 bağırsak epiteli hücrelerinde sentezlenir ve serumla taşınır.

Apolipoprotein b anlamı, tanımı

Apolipoprotein : Lipoproteinlerin protein kısmı. A, B, C ve E olmak üzere dört grupta sınıflandırılır

B : Türk alfabesinin ikinci sırasında yer alan ve Be adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ötümlü, çift dudak patlayıcısını gösterir. Nota işaretlerini harflerle gösterme yönteminde İngilizler b harfiyle “si”yi, Almanlar ise “si bemol”ü gösterirler. Bor elementinin simgesi. Van der Waals eşitliğinde moleküllerin kapladığı hacim. Regresyon kat sayısı. l.Bor. 2.5-Bromoüridin. Müzik edebiyatında ve dizgelerde Sİ notasını ifade eden harf. Ülkelerin, kurumların ve yatırım araçlarının orta güvenilirlik aralığını gösteren ve derecelendirme kuruluşu tarafından verilen not. B’nin sayıları arttıkça güvenilirlik derecesi yükselir; işaret değişiklikleri her bir konum için olumlu veya olumsuz gelişmelere işaret eder (BB, BBB, B+, BB- vb).

 

Lipoproteinler : Diyetle alınan veya karaciğerle yağ dokusunda sentezlenen lipitleri kullanılmak ve depolanmak üzere dokular arasında taşıyan, suda çözünebilen lipit protein kompleksleri. Lipoprotein tanecikleri hidrofob trigliserit ve kolesterol esterleri çekirdeğinin etrafını saran tek tabakalı amfipatik fosfolipitler, kolesterol ve apolipoproteinlerden oluşur. Lipoproteinler dört temel sınıfa ayrılır; yüksek yoğunluklu, düşük yoğunluklu ve çok düşük yoğunluklu lipoproteinler ile şilomikronlar.

Lipoprotein : Basit bir protein ile daha yüksek bir yağ asidinden oluşan kompleks yapı. Kanda lipitlerin taşınmasını sağlayan bir proteinle bir yağ asidinin birleşmesinden meydana gelen organik bir madde. Kimyasal bileşimi bakımından hem lipoyid hem protein kapsayan maddeler.

Kolesterol : Kanda ve büyük ölçüde ödde bulunan, besinlerle alınan sterol, kolesterin.

Amino asit : Bir amino grubu ile bir karboksil grubu taşıyan, proteinlerin temel taşı olan organik bileşik.

Fosfolipit : Gliserin ya da sfingozine bağlı olarak aynı ya da farklı tip yağ asidi yan zincirleri, fosforik asit ve buna bağlı kolin, serin, inozitol, etânolamin ya da gliserin taşıyan ve zarlarda bol bulunan herhangi bir amfipatik lipit gurubu. Gliserol, sfingozin veya ilgili maddelerin omurgasını oluşturan fosfor içeren herhangi bir lipit. Gliserin veya sfingozine bağlı yağ asidi, yan zincirlerinde fosforik asit ve buna bağlı kolin, serin, inozitol, etanolamin veya gliserin taşıyan ve hücre zarlarında bol bulunan herhangi bir amfipatik lipit grubu.

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

 

Yoğunluk : Yoğun olma durumu. Bir cismin birim hacminin kütlesi, gravite. Yoğun bir maddenin özelliği, kesafet.

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Taşınır : Taşınabilen (eşya). Para, çek, senet, tahvil vb. değerli kâğıt, taşınabilir, menkul.

Oldukça : Olabildiğince.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Dış yüz : Bir şeyin dışarıdan görünüşü.

Sentez : Element veya başka maddeleri bir araya getirerek yapay olarak bileşik cisimler oluşturma, bireşim. Yalından karmaşık olana, külliden cüziye, zorunludan olasıya, ilkeden onun uygulanmasına, genel yasadan bireysel duruma, nedenden etkiye, öncülden varılan sonuca giden düşünme biçimi, bireşim.

Epitel : Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku, epitelyum.

Kısmen : Bazı bakımdan, bazı yönden. Bütün değil, bir bölüm olarak.

Gömülü : Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan, metfun. Batmış, kaybolmuş.

Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Diğer dillerde Apolipoprotein b anlamı nedir?

İngilizce'de Apolipoprotein b ne demek ? : apolipoprotein b