Appendix türkçesi Appendix nedir

  • Apendiks.
  • Bir yapıttaki bilgiyi tamamlamak, daha eksiksiz olmasını sağlamak amacıyla sonradan çıkarılan kitap. metin içinde verilmesi yersiz görülen tablo, çizim, sayılama vb. bilgiyi metnin ya da yapıtın arkasında ayrıca gösteren bölüm.
  • Ek.
  • Ek bölüm.
  • Bilgisayar, biyoloji, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Zeyilname.
  • Ek bağırsak.
  • İlave, ek.
  • İnsanda ince ve kalın bağırsak arasındaki içi boş bir uzantı olan kör bağırsağın ucunda bulunan parmak şeklindeki çıkıntı.
  • Bir güvence ödeğinde değişiklik yapılması gerekir ve bu istek koşulların tümünü kapsamazsa bu ödeğe saptanan değişiklikleri sınırlamak üzere yapılan ek yazılım.
  • Ekçe.
  • Apandis.
  • Sigorta poliçesinde yapılan değişiklikleri gösteren belge.

Appendix ile ilgili cümleler

English: She had had her appendix removed.
Turkish: Apandisini aldırmıştı.

Appendix ingilizcede ne demek, Appendix nerede nasıl kullanılır?

Appendix testis : Testis eklentisi. Atlarda, müller kanallarının kalıntısından köken alan, kaput epididimise yakın olarak yerleşim gösteren küçük kistler, morgagni keseciği.

Appendix to the contract : Yazılı bir anlaşmaya ek veya ilave. Sözleşme eki.

Vermiform appendix : Solucansı apandis. Solucansı uzantı. Ekbağırsak. Solucan gibi çıkıntı. Solucan şeklinde uzantı. Körbağırsak. Apandis.

 

Appendixes : Apandis. İlave. Ek. Ekbağırsak. Ek bölüm. Ulama. Ekler. Ek (bölüm). Lahika.

Mesoappendix : Mezoapendiks.

Appendicectomy : Apandisin ameliyatla alınması. Apandisit ameliyatı.

Appendicular bones : Uzantı kemikler.

Appendices : Ek bölüm. Ekler. Ek. Apandis. İlave.

Appendices colli : Appendises kolli. Bazı koyun, keçi ve domuz ırklarında, boynun başlangıcında görülen ve bir deri oluşumu olan küpeler.

Appendices epiploicae : Omentum ve mezenteryumda görülen yağ birikintilerine verilen ad. Epiploik apendiksler. Appendises epiploika.

İngilizce Appendix Türkçe anlamı, Appendix eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Appendix ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Process : Özdeklerin işlenmesi ya da üretilmesinde uygulanan yöntem. zaman içinde art arda gelen ve birbirine ilişkin olaylar dizisi. Bir amaca yönelmiş olan sürekli değişimlerin tümü. olayların zaman içinde belli bir gelişme göstererek sürüp gitmesi. Gidiş. Süregelen bir oluşum ya da yürümekte olan işlem. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Dava açmak. Belli bir sonuca götüren işlem basamakları dizisi. Yöntem. Özel işlem uygulamak. İşlem.

Blind gut : Körbağırsak.

Accretions : Arazinin genişlemesi (doğal). İlave. Katılım. İlhak. Büyüme. Birikim. Yapışma. Arazinin doğal genişlemesi. Katılma.

Adjoint : Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi. Eklenmiş. Bir işlerin ya da yöneyin tersyüz eşleniğinin alınmasıyla edinilen işler, dizey, yöney. Yardımcı. Eklenik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bitişik. Mücavir. Sınırdaş.

 

Cecum : Yalnız bir ucu açık oyuk yer. Kör kese. Kör bağırsak. Kese. Kalın bağırsağın başlangıcı. Çekum. Pilorik seka. Körbağırsak.

Vermiform appendix : Solucan gibi çıkıntı. Solucansı uzantı. Solucan şeklinde uzantı. Körbağırsak. Ekbağırsak. Solucansı apandis.

Add on : (bilgisayar)performansını artırmak için bilgisayar eklenen parça. Aksesuar. Eklenmiş olan bir şey. Ekleme. Tamamlayıcı. Üzerine eklemek. Eklemek. Ekstra ücret. İlave. Ek ücret.

Accession : Erme. Çoğalma. Tahta çıkma. Erişme. Çogalma. Artma. Varma. Göreve gelme. Yeni alınan eşya veya kitap vb (koleksiyona).

Excursus : Arasöz. Konudan ayrılma. Arasöz (kitap vb). Bir kitapta konuyla ilgili daha geniş açıklama için oluşturulmuş ek kısım. Konu dışına çıkma. Konunun özünden sapma. Esas konudan ayrılma. Konu dışı söz.

Supplement : Saplement. Katkı maddesi. Bütünleyici. Bütünler açı. Doğu yazmalarında, bir konunun birbirini izleyen yazarlarca belirli zaman çerçevesi içinde sürdürülmesiyle oluşan yapıt. Eklemek. İlave etmek. Zeyl. İlave yapmak.

Appendix synonyms : cecal appendage, vermiform process, accessive, additional policy, appendicular, addenda, additional, additament, outgrowth, adhibit, accessorial, appendices, accretion, accessional, appendixes, accretionary, additions, shirttail, caecum, addendum, accessioning, codicil, appendage, postscript.

Appendix ingilizce tanımı, definition of Appendix

Appendix kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An appendage, adjunct, or concomitant. Something appended or added. The vermiform appendix.