Büvelek tutmak nedir, Büvelek tutmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Sığır böğelek tarafından rahatsız edilmek, ısırılmak.
[Bakınız: böğeleğe tutulmak].
Telâşlanmak.
Büvelek tutmak anlamı, kısaca tanımı
Büvelek : Sığırları rahatsız eden bir çeşit sinek, gübre sineği. Ökse otu. Yazın hayvanlara musallat olan sinek, bambal sineği (Çayağzı). Sokucu olmayıp, çirkin vızıltısı nedeniyle sığırları delice kaçıran ve onlarda nokra yumrularının oluşumuna yol açan kısa boynuzlu sinek türü. (Zorunlu asalaktır. Büve, büğe, büğelek, böğelek, bevelek, iğrice, güğüm sineği, nokra sineği de denir. Soydaş birkaç türü daha vardır.). [Bakınız: büğelek]
Büve : Genellikle sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büğelek, dızdız (Hypoderma bovis).
Tutma : Tutmak işi. Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.
Tutmak : Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
Böğeleğe tutulmak : Sığır böğelek tarafından rahatsız edilmek, ısırılmak.
Telaşlanmak : Sıkıntı duyarak acele etmek, endişelenmek, telaş etmek.
Telaşlanma : Telaşlanmak işi.
Isırılmak : Dişleri arasında sıkılmak veya koparılmak.
Isırılma : Isırılmak işi.
Rahatsız : Rahatı olmayan, tedirgin, huzursuz. Hasta, keyifsiz. Rahat kullanılmayan, sıkıntı, tedirginlik veren.
Tutulmak : Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak. Birine tutkun olmak, sevmek. Tutuk duruma gelmek. Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak. Bir organ veya bir şey hareket edemez olmak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak. Yakalanmak. Ünlü olmak, meşhur olmak. Kapatılmak, sarılmak.
Böğelek : Sığırları rahatsız eden bir çeşit sinek, gübre sineği. Rahatsız edici. Ökse otu. [Bakınız: büvelek].
Telaşla : Telaşlı bir biçimde.
Tutulma : Tutulmak işi. Halk tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma, popülarite. Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün veya bir bölümünün görünmez duruma gelmesi olayı.
Edilmek : Etme işine konu olmak, yapılmak.
Edilme : Edilmek işi.
Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.
Rahat : İnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu, huzur. Aldırmaz, gamsız. Kolay bir biçimde, kolaylıkla. "Hazır ol" durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut. Sıkıntı ya da yorgunluk, tedirginlik vermeyen. Üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan.
Telaş : Herhangi bir sebeple acelecilik. Kaygı, tasa, sıkıntı. Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa.
Diğer dillerde Büvelek sinekleri anlamı nedir?
İngilizce'de Büvelek sinekleri ne demek ? : warble flies, heel flies

Bu kısımda Büvelek tutmak nedir? Büvelek tutmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Büvelek tutmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Büvelek tutmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.