Bağ salyangozu nedir, Bağ salyangozu ne demek

Bağ salyangozu; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Karından ayaklılar (Gastropoda) sınıfının, akciğerli salyangozlar (Pulmonata) takımından, 3-5 cm kadar yükseklikte, Avrupa kara salyangozlarının en büyüğü olan, kabuklu bir yumuşakça türü.

Zooloji'deki anlamı:

(Helix pomatica) Karından-ayaklılar (Gastropoda) sınıfının akciğerli-salyangozlar (Pul-monata) takımından bir yumuşakça türü. Avrupa kara salyangozlarının en büyüğüdür. Yüksekliği 3-5 cm. Kabukludur.

Teknik terim anlamı:

İlkbaharda bitkilerin, örneğin bağ üzümlerinin körpe sürgünlerini törpüleyip yiyerek, tarım alanlarında çokça zarar doğuran kavkısı iri sümüklü.

Bağ salyangozu tanımı, anlamı

Salyan : Vergi. Tahsildar

Bağ : Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

 

Salya : Ağızdan sızan tükürük.

Salyangoz : Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix).

Akciğerli salyangozlar : Arakonakçılığı önemli birçok yumuşakça türünü içine alan karındanbacaklılar takımı. Yumuşakçalar (Mollusca) dalının, karından ayaklılar (Gastropoda) sınıfından, ktenidyumları bulunmayan, önde bulunan manto boşluğunun bol damarlı tavan bölgesi solunum organı görevini yapan, kabukları ya sade bir biçimde kıvrılmış, ya da bulunmayan, hepsi er dişi, gelişmelerinde başkalaşım görülmeyen, bağ salyangozu (Helix pomatia), bahçe salyangozu (Cepaea hortensis), sülük salyangozu (Limax), tabak salyangozu (Planorbis) cins ve türleri iyi bilinen bir takım. Yumuşakçalar (Mollusca) şubesinin karından bacaklılar (Gastropoda) sınıfından ktenidyumları bulunmayan , önde bulunan manto boşluğunun bol damarlı tavan bölgesi solunum organı görevini yapan, kabukları sade bir biçimde kıvrılmış veya bulunmayan, gelişmelerinde başkalaşım görülmeyen, bazı asalaklar için ara konak olan bir takım. (Pulmonata, Lat. pulmo = akciğer), Yumuşakçalar (Mollusca) dalının karından-ayaklılar (Gastropoda) sınıfından bir takımı. Ktenidyumları yoktur. Önde bulunan manto boşluğunun bol damarlı tavan bölgesi solunum organı görevini taşır. Kabuk ya sade bir biçimde kıvrılmış, ya da yoktur. Hepsi erdişidir. Gelişmelerinde başkalaşma görülmez. Bağ salyangozu (Helix pomatica), bahçe salyangozu (Cepaea hortensis), sülük salyangozu (Limax), tabak salyangozu (Planorbis) iyi bilinenleridir.

 

Karından ayaklılar : Karından bacaklılar.

Salyangozlar : [Bakınız: karından ayaklılar]. Karından ayaklılar. Deniz, tatlı su ve su kanallarında yaşayan, spiral biçimde kabuğa sahip, birçok türü insanlar için patojen parazitlere ara konaklık yapan Gastropoda sınıfından salyangozlar. [Bakınız: karından-ayaklılar].

Gastropoda : [Bakınız: karından ayaklılar]. Karından ayaklılar. Salyangoz, sümüklü böcek ve deniz kabuklularını içine alan bir çoğu çeşitli patojenlere ara konaklık yapan yumuşakça sınıfı. [Bakınız: karından-ayaklılar].

Yükseklik : Yüksek olma durumu. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık. Yükselti. Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı.

Yumuşakça : Yumuşak vücutlu, omurgasız hayvan. (yumuşa'kça) Yumuşak bir biçimde. Biraz yumuşak.

Pulmonata : [Bakınız: akciğerli salyangozlar]. Euthyneura alt sınıfında bulunan akciğer ve solunum sistemine sahip, bir çoğu patojen trematodlara ara konaklık yapan, Basommatophora ve Stylommatophora alt takımlarını içeren salyangoz ve sümüklü böceklerin olduğu takım. [Bakınız: akciğerli-salyangozlar].

Yüksekli : Nevşehir ili, Gümüşkent bucağına bağlı bir bölge.

İlkbahar : Kuzey yarım kürede mart, nisan ve mayıs aylarını içine alan, 21 Mart-22 Haziran arası zaman aralığı, bahar, erken bahar, evvel bahar, ilkyaz.

Üzümler : İzmir ilinde, Boğaziçi bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kabuklu : Kabuğu olan.

Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

Sümüklü : Sümüğü olan. Burnundan sürekli sümük akan.

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

Örneğin : Söz gelişi.

Diğer dillerde Bağ salyangozu anlamı nedir?

İngilizce'de Bağ salyangozu ne demek ? : land snail