Bağdaşabilmek nedir, Bağdaşabilmek ne demek

  • Bağdaşma imkânı veya olasılığı bulunmak

Bağdaşabilmek anlamı, tanımı

Bağda : Ayağa vurulan, ipten, ağaçtan veya demirden yapılan köstek. Çelme, güreşte bacak atma: Hasan pehlivan yaman bağdacıdır. Engel, güçlük: Oğlanın düğün işi bağda oldu harmanları gecirgettik. Kement, bağ, düğüm. Yürüme çağına gelen çocukların yürüyememe durumu. Buğday. Çelme: Ne bağda atıyon?. Güreşçi çelmesi, sarma

Bağdaşabilme : Bağdaşabilmek işi.

Bağdaş : Sağ ayağı sol uyluğun, sol ayağı sağ uyluğun altına alarak oturma biçimi.

Bağdaşma : Bağdaşmak işi, imtizaç.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Olasılı : Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel. Belkili.

Bulunma : Bulunmak işi.

Olasıl : İhtimâli.

İmkan : Olanak. İmkân - imkân ihtimal: hiç bir ihtimal. olanak.

Olası : Görünüşe göre olacağı sanılan, muhtemel. Mümkün.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Bağdaşabilir postülatlar anlamı nedir?

İngilizce'de Bağdaşabilir postülatlar ne demek ? : consistent postulates