Bağdadi nedir, Bağdadi ne demek

Bağdadi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılmış olan (duvar veya tavan).
  • Yapılarda kullanılan çıta
  • 0,0501 gram olan ağırlık ölçü birimi.

"Bağdadi" ile ilgili cümleler

  • "Eski bir deponun ön tarafında, depodan bağdadi bölmelerle ayrılmış harap bir odaydı, işe başladığım zaman yazıhanem." - N. Cumalı

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Kalastan duvar dikmelerinin dışa ve içe gelen yüzleri çıtalarla kaplanır üzerleri sıvanır. Böylece iç ve dış sıvalar arası boş kalır. Bu biçimde yapılmış olan duvarlara bağdadî denir.

İngilizce'de Bağdadi ne demek? Bağdadi ingilizcesi nedir?:

timber-work

Bağdadi hakkında bilgiler

Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılmış olan (duvar veya tavan).

Bağdadi tanımı, anlamı:

Ağaç : Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Tahta, kereste.

Direk : Sütun. Değerli, saygın, önde gelen kimse. Ağaçtan veya demirden yapılmış olan uzun ve kalın destek.

Çakıl : Çakıl taşı.

Çıta : Düzgün biçilmiş uzun ve ensiz tahta.

 

Tavan : Bir şeyi değerlendirmede kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat. Çatı kiremidi. Bir yapının, kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan düz ve yatay yüzey, taban karşıtı.

Gram : Kilogramın binde biri değerindeki ağırlık ölçüsü birimi.

Ağırlık : Değerli olma durumu. Ağırbaşlılık. Yük, külfet. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın. Ağır olma durumu. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Etki, baskı, güçlük. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Sıkıntı. Takı. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Sorumluluk.

Ölçü : Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Ölçüt. Ölçme sonucu bulunan rakam. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan.

Birim : Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir kümenin her elemanı. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite.

 

Bağdadiye : Arasına ağaç konularak yapılan ince duvar. Arasına ağaç konularak örülen duvar.

Diğer dillerde Bağdadi anlamı nedir?

İngilizce'de Bağdadi ne demek? : made of lath and plaster; plasterboard