Başa vurmak nedir, Başa vurmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Başa kakmak, yapılan iyiliği yüzüne vurarak birini incitmek.

[Bakınız: başa tapmak].

Başlanılan bir işi bitirmek: Madem ki başlamışsın bu işe o halde başa vur.

Başa vurmak ile ilgili Atasözü veya Deyim

kömür başa vurmak : kömürün iyi yanmamasından çıkan karbon oksidiyle zehirlenmekten baş ağrımak.

Başa vurmak anlamı, kısaca tanımı

Başa : Ağabey. İleri gelen: Memleketin başaları toplanmış. Karı. Mutluluk, gönül rahatlığı

Vurma : Vurmak işi.

Vurmak : Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.

 

Uyku başa vurmak : Uyumadığı için sersemlemek.

Başa tapmak : Başa kakmak, yapılan iyiliği yüzüne vurarak birini incitmek. Anlamak, akıl erdirmek: Nasıl başa taptın mı?.

İncitmek : İncinmesine yol açmak. Kötü söz veya davranışla birini kırmak, üzmek.

Bitirmek : Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak.

Başlamış : Hatay ili, Erzin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya şehri, Hüyük ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehrinde, Akhisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun ilinde, Lâdik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

İncitme : İncitmek işi.

O halde : Demek oluyor ki, öyleyse.

Bitirme : Bitirmek işi.

Tapmak : İlah olarak tanınan varlığa karşı inancını ve bağlılığını belirli kurallar çerçevesinde göstermek. Tutku ile sevmek, bağlanmak. Birine çok değer vermek.

Kakmak : İtmek, vurmak. Vurarak dar bir yere sokmak. Kakma yapmak.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

O hal : O derece.

Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.

Tapma : Tapmak işi.

Madem : "Değil mi ki, -diği için, -diğine göre" anlamlarında sebep göstermek için, başına getirildiği cümleyi daha sonraki cümleye bağlayan bir söz, mademki.

 

Kakma : Kakmak işi. Ağaç üzerinde veya diğer ahşap malzemede, mobilyada, belirlenmiş desen ve çizimlere göre oyulmuş yuvalara gümüş, sedef vb. süs maddeleri kakılıp oturtularak yapılmış olan iş.

Made : Yemek yeme isteği. Mide. Arapça kökenli mâ-adâ: mâda; başka; fazla; gayri.

Diğer dillerde Başa tepki anlamı nedir?

İngilizce'de Başa tepki ne demek ? : feedback