Başa tapmak nedir, Başa tapmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Başa kakmak, yapılan iyiliği yüzüne vurarak birini incitmek.

Anlamak, akıl erdirmek: Nasıl başa taptın mı?.

Başa tapmak tanımı, anlamı

Başa : Ağabey. İleri gelen: Memleketin başaları toplanmış. Karı. Mutluluk, gönül rahatlığı

Tapma : Tapmak işi.

Tapmak : İlah olarak tanınan varlığa karşı inancını ve bağlılığını belirli kurallar çerçevesinde göstermek. Tutku ile sevmek, bağlanmak. Birine çok değer vermek.

Erdirmek : Ermesini sağlamak, ermesine yol açmak.

İncitmek : İncinmesine yol açmak. Kötü söz veya davranışla birini kırmak, üzmek.

İncitme : İncitmek işi.

Erdirme : Erdirmek işi.

Anlamak : Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

Kakmak : İtmek, vurmak. Vurarak dar bir yere sokmak. Kakma yapmak.

Anlama : Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

Taptı : Güç, kuvvet.

Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.

Nasıl : Bir işin ne biçimde, hangi yolla olduğunu belirtmek için kullanılan bir söz. "Ben sana dememiş miydim, gördün mü?" anlamlarında kullanılan bir söz. "Ne dediniz?" veya "iyi mi, beğendiniz mi?" anlamlarında kullanılan bir söz. İşin zorunlu olduğunu belirten bir söz. Ne gibi, ne türlü. Ne kadar çok. Bir hareketin yapılış biçimine duyulan şaşkınlığı belirten bir söz. Elbette, kesinlikle.

 

Kakma : Kakmak işi. Ağaç üzerinde veya diğer ahşap malzemede, mobilyada, belirlenmiş desen ve çizimlere göre oyulmuş yuvalara gümüş, sedef vb. süs maddeleri kakılıp oturtularak yapılmış olan iş.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

Nası : Nasıl?.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Akıl : Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Bellek.

Erdi : Başakları olgunlaşmış ekin. Amacına ulaşan, erişen. Olgun. Ermiş, veli.

İnci : İstiridye gibi bazı kavkılı deniz hayvanlarının içerisinde oluşan, değerli, küçük, sert, sedef renginde süs tanesi. Yanlışlığı sebebiyle gülünç olan söz veya cümle. Bu tanelerden yapılmış. Bu tanelerden oluşan takı.

Diğer dillerde Başa sığınım anlamı nedir?

Fransızca'da Başa sığınım nedir ? : proelise