Babalık nedir, Babalık ne demek

  • Baba olma durumu
  • Üvey baba.
  • Yaşlı veya küçümsenen adamlara söylenen bir seslenme sözü.
  • Kaynata.

"Babalık" ile ilgili cümle

  • "Sen karışma bakalım babalık! Fazla söylenmeye başladın. Ayıp ne demek?" - S. F. Abasıyanık
  • "Babalık bunu gerektirir."
  • "O sırada babalığını anımsıyordu kötü bir düşü anımsarcasına ve kızgınlıktan tepesi atıyordu." - M. Uyguner

Yerel Türkçe anlamı:

Kayınbaba.

Üvey baba

Güveyin, gelinin babasına verdiği para, ağırlık.

İsteksiz, zehir olsun der gibi verilen yemek: Babalığını ye de nereye gidersen git.

Sağdıcın babası.

Kayınbaba.

Düğünde güveyin babasına vekillik eden kimse, sağdıç.

Hukuki terim anlamı:

(çocuk edinmede) evläd edinen (bk. çocuk edinen).

Babalık hakkında bilgiler

Babalık, yönetmenliğini Melih Gülgen'in yaptığı 1974 tarihli Türk sinema filmi.

Şoför Murat, başkalarının işlediği suç yüzünden cezaevine girer. Orada intikam almayı kurar. Onun cezaevine girmesine sebep olan hırsızlar Murat’ın karısını öldürüp oğlunu yanlarına alır ve büyütürler. Yıllar sonra af çıkacağı zaman oğlunu Murat’ı öldürmeleri için hapse gönderirler. Fakat içeride genç katil adayıyla, şoför Murat'ın baba oğul oldukları ortaya çıkar. Baba-oğul birlikte hapisten çıkar ve intikam almak isterler.

 

Babalık ile ilgili Cümleler

  • Ali babalık izninde.
  • Hey, babalık! Ne yapıyorsun!
  • Babalık davasını kazandım.

Babalık kısaca anlamı, tanımı:

Baba : Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Çocuğu olan erkek, peder. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Bu gibi kimselere verilen unvan. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge.

Babalık etmek : İyilik etmek, büyüklük etmek. baba gibi davranmak.

Babalık fırın has işler : Babasının parası ile geçinenlere sitem olarak kullanılan bir söz.

Kayınbabalık : Kayınbaba olma durumu.

Babalı : Zaman zaman sinir nöbeti geçiren. Babası olan.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Üvey : Kendisine kötü davranılan. Yalnız yasaca akraba sayılan, aralarında kan bağı bulunmayan, öz olmayan.

Kaynata : Kocaya veya kadına göre birbirlerinin babası, kayınbaba, kayınpeder, babalık.

 

Adam : Görevli kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse. İnsan. Erkek kişi. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Eş, koca. Bir alanı benimseyen kimse.

Seslenme : Sözü birine veya birilerine yöneltme, hitap. Seslenmek işi.

Yönetmen : Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ögeler arasında birlik sağlamaya çalışan kimse, rejisör. Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör. Bir televizyon programını hazırlayan görevliler arasında eş güdümü sağlayan, onları belli konularda görevlendiren, yayın malzemelerini değerlendiren ve yayının görsel sorumluluğunu üstlenen kişi.

Tarihli : Herhangi bir tarihi taşıyan, günlü.

Olma : Olmak işi.

Üvey baba : Öz olmayan baba, babalık. Çocuğuna kötü davranan baba.

Diğer dillerde Babalık anlamı nedir?

İngilizce'de Babalık ne demek? : n. fatherhood, paternity, parenthood, pop, pops

Fransızca'da Babalık : paternité [la]

Almanca'da Babalık : n. Vaterschaft, Ziehvater

Rusça'da Babalık : n. отцовство (N), отчим (M), папаша (M), тесть (M), свекор (M)