Barters türkçesi Barters nedir

Barters ingilizcede ne demek, Barters nerede nasıl kullanılır?

Barter away : Feda etmek.

Barter clearing bank : Borsada işlem gören senetlerin saklanması ve senetlerin fiziki dolaşımı olmaksızın işlemlerin düzgün olarak işlemesi amacıyla oluşturulan kurum. Takasbank.

Barter economy : Malın malla değişimine dayanan, değişim aracı olarak paranın kullanılmadığı ekonomi. Takas ekonomisi.

Barter for : Takas etmek.

Barter premium : Kaydırma ticarette dışsatımcıların dışalım hakkını kendileri kullanmak yerine başka bir dışalımcıya devretmeleri karşılığında aldıkları prim. Takas primi.

Gross barter terms of trade : Gayri safi değişim ticaret hadleri. Gayrisafi değişim ticaret haddi. Gayrisafi ticaret hadleri. Dışalım miktar dizininin dışsatım miktar dizinine oranı biçimde hesaplanan ve belli bir miktardaki dışsatım karşılığında ne kadar dışalım yapılabildiği gösteren mal ticaret hadlerinin bir türü. Belirli bir dönemde gerçekleştirilen dışsatım miktarı karşılığında ne kadar dışalım yapıldığını gösteren ve dışsatım miktar dizininin dışalım miktar dizinine bölünmesiyle hesaplanan oran. Gayrisafi değişim ticaret hadleri.

 

Barterer : Mübadeleci. Bir şeyi başka bir şeyle (örneğin mallarla hizmetleri) değiştiren kimse. Değiş tokuşçu. Takasçı. Takas yapan kimse.

Barter transaction : Takas işlemi.

Barter shop : Takas dükkanı.

Barter : Değiş-tokuş. Değiş tokuş yapmak. Takas etmek. Takas yapmak. Değiş tokuş etmek. Bir hak ya da malın başka bir hak ya da mal ile para kullanmadan başa baş değiştirilmesi. Değişmek. Takas. Değiştirmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

İngilizce Barters Türkçe anlamı, Barters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Barters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chop about : Yön değiştirmek. Dönmek.

Truck : Yüklet. Kamyon ile yük taşımak. Mal ücret yöntemi. Yük vagonu. Patlamasız motorla çalışan, bir tondan fazla yük taşımacılığında kullanılan taşıt. Trampa. El arabası ile yük taşımak.

Electrical device : Elektriksel aygıt. Elektrikli aygıt. Elektrikli cihaz.

Pole : Polonyalı. Bir gökcisminin, gökküresinin, bir yıldızlar topluluğunu içine alan bir dizgenin dönme ekseninin bu cismi, küreyi ya da dizgeyi deldiği iki noktadan her biri. Bir tutum ölçeğinde tam yandaş ve tam karşıt tutumların ölçek konumu ya da bir tutum sürekliliğinin iki ucu. Uç. Zıt karekterli kimse. Elektrik ya da mıknatıs alanlarının en yeğin oldukları iki noktadan her biri. Sırıklamak. Sırıkla atlamada kullanılan kamış, kauçuk, metal vb. yapılmış uzun esnek çubuk. Kıvıl ya da kıvılmıknatıs alan yaratan dingin, devinen yük dağılımı türlerinden her biri. bk. çiftucay, dörtucay. Karşıt uç.

 

Amended : Düzeltildi. Düzeltmek. Değiştirmek (kanun vb). Düzelmek. İyileşmek. İyileştirmek.

Electrode : Bir elektrokimyasal tepkimede oluşan elektronları ortamdan uzaklaştırmak ya da gereken elektronları sağlamak için kullanılan elektronsal iletken özdek. Üşek. Elektrikucu. Elektro. Bir gözeye akımın girdiği ya da çıktığı iletken uç. Kıvıluç. Elektrot. Gaz, sıvı ya da yalıtkan bir gereçte elektrik akımının girip çıkmasını sağlayan iletken. (pozitif elektrikucuna artıuç, negatife eksiuç denir). yarı iletken bir aygıtta, elektron yayan, toplayan ya da bir mıknatıslı alan yardımıyla bunların devinimlerini düzenleyen parça. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrik kutup çubuğu.

Clearing : Mal değişimi. Aktarma. Açma. İkili ticaret anlaşması çerçevesinde ülkeler arasında dışalım ve dışsatımdan doğan alacak ve borçların döviz kullanılmadan karşılıklı olarak denkleştirilmesine dayalı dış ticaret biçimi. Parlatma. Alan. Meydan. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ödenekliklerde, kimi bölümlerde yeterli olmayan ödeneklere durumu yeterlinin üstünde bulunan öbür bölümlerden ekleme ya da düşülme yapılmak yoluyla gerçekleştirilen ödenek aktarması. bir paranın bulunduğu sayışımdan bir başkasına geçirilmesi için yapılan işlem. Birbirlerine borçlu ve alacaklı durumda olan kişilerin karşılıklı bir sayışımdan sonra borç ya da alacak kalıntılarını vererek ödeşmeleri.

Be in a state of flux : Değişim içinde olmak.

Electric battery : Elektrik bataryası. Elektrik depolayan batarya.

Barters synonyms : voltaic pile, a battery, trade for, bargained, clearance, amend, exchanged, b battery, bilateral trade, pile, excamb, commute, dickering, change, bartered, interchanged, altering, alters, commutes, voltaic battery, changes, dicker, excambion, alternates, alternated, cambiums, artillery, galvanic pile, exchange of goods, trucked, interchanges, commutate, barter.