Basing point system türkçesi Basing point system nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Temel nokta fiyatlama yöntemi.
- Temel nokta fiyatlandırma yöntemi.
- Üretildiği yere bakılmaksızın malın maliyetine belli bir taşıma bedelinin eklenmesiyle hesaplanmasına dayanan fiyatlandırma yöntemi.
Basing point system ingilizcede ne demek, Basing point system nerede nasıl kullanılır?
Basing : Kurmak. Tesis etmek. Dayandırmak.
Point : Tevcih etmek. İşaret etmek. Ferma yapmak (av köpeği). Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Ucunu sivriltmek. Sivriltmek. Doğrultmak. Punto. Bitirmek. Doğrultmak (silah).
System : Şebeke. Kaide. Nizam. Yöntem. Vücut. Kendine özgü bir düzen ve sırası olan topluluk. gezegenler dizgesi,'samanyolu dizgesi, gözerimi konsayıları dizgesi gibi. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu. Aralarında ilişkiler bulunan, böylece belli bir işlevi olan bir bütün oluşturacak biçimde etkileşen nesneler topluluğu. bir dizgeyi oluşturan nesneler arasında kişiler, makineler, yordam, izlence ya da veriler bulunabilir. ayrıca bu nesneler de kendi başlarına birer dizge niteliği taşıyabilir; bu durumda dizgenin altdizgelerinden söz edilir. Yapı. Ağ.
Basing point pricing : Üretildiği yere bakılmaksızın malın maliyetine belli bir taşıma bedelinin eklenmesiyle hesaplanmasına dayanan fiyatlandırma yöntemi. Temel nokta fiyatlama yöntemi. Temel nokta fiyatlandırma yöntemi.
İngilizce Basing point system Türkçe anlamı, Basing point system eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Basing point system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Basing point system synonyms : a change in individual demand, abnormal budget receipts, a shift in supply, a shift in individual demand, abnormal budget, a change in supply.

Bu kısımda Basing point system kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Basing point system ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Basing point system anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Basing point system ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.