Bazofil hücre nedir, Bazofil hücre ne demek

Bazofil hücre; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Granülosit olarak sınıflandırılan, bazik boyalarla kuvvetle boyanan ve bazı bağışıklık tepkimelerinde histamin ve serotonin salgılayan bir tip beyaz kan hücresi.

Hipofiz bezinin ön lobunun salgı yapan ve bazik boyalarla boyanan hücreleri.

Bazofil hücre tanımı, anlamı

Bazofil : Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki. Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Bazofil hücreler : Hipofiz ön lobunda bazik boyalarla boyanan ve beta ve delta olmak üzere iki tip hücreyi içeren hücreler. Tireotrop hormon ve gonadotrop hormonları salgılarlar.

Beyaz kan hücresi : Akyuvar.

Kan hücresi : Kan sıvısı içinde dolaşan şekilli elemanlar; omurgalılarda alyuvarlar ve akyuvarlar ile omurgasızlarda hemosit denilen hücreler. Kan yuvarı. Kan sıvısı içinde bulunan alyuvar ve akyuvarlar ile kan pulcukları denilen hücreler. Alyuvar, akyuvar veya kan pulcukları gibi kanın biçimli elemanlarından biri, hematosit, hemosit, kan yuvarı.

 

Bağışıklık : Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu.

Granülosit : Sitoplazmalarında yaygın granüller bulunan nötrofil, eozinofil ve bazofil lökositler.

Serotonin : Memelilerde ve merkezi sinir sistemi olan diğer canlılarda bulunan, kan pulcukları ve mast hücreleri tarafından meydana getirilen, uyanıklık ve ağrı duygularının düzenlenmesinde rolü olan, düz kası uyararak kan damarlarının büzülmesini sağlayan bir nörotransmitter. 5-hidroksitriptamin. Formülü C10H12ON2 olan, triptofandan oluşan düz kaslar üzerine hormonlar gibi etki eden bir madde.5hidroksitriptamin. Kan pulcukları ve mast hücreleri tarafından meydana getirilen, uyanıklık ve ağrı duygularının düzenlenmesinde rolü olan, düz kası uyararak kan damarlarının büzülmesini sağlayan bir nörotransmiter. Kan pulcukları, sindirim kanalı miyenterik pleksus ve enterokromafin hücreleri, mast hücreleri, az miktarda beyin, omurilik, epifiz ve retinadan salınan, yerel damarları büzen, mide salgısını kısıtlayan, mide-bağırsak hareketini kolaylaştıran, yangıda venül endotel hücrelerinde kontraksiyon yaparak damarlarda genişleme ve damar geçirgenliğinde artışa neden olan ve ağrı yollarında inhibitör etkili triptofandan meydana gelen monoamin yapısında bir nörotransmitter madde, 5-hidroksitriptamin, 5-HT.

Kuvvetle : Güçlü ve sağlam bir biçimde. Üzerinde durarak, direnerek.

Histamin : Mast hücrelerinde sentezlenen, alerjik belirtilere yol açan, merkezi sinir sisteminde nörotransmitter olarak görev yaptığı bilinen, kuvvetli bir damar genişletici madde. Formülü C3H3N2CH2CH2NH2, mol kütlesi 111,1 g , e.n. 83-84 °C olan, çavdar mahmuzundaki histidinden elde edilen, bitki ve hayvan dokularında bulunan, beyaz kristaller halinde bir amin. 1H-imidazol-4-etamin. [Bakınız: imidazoletilamin]. Histidin amino asidinin dekarboksilasyona uğraması neticesinde meydana gelen, mast hücrelerinde sentezlenen, alerjik belirtilere yol açan ve merkezi sinir sisteminde nörotransmitter olarak görev yaptığı bilinen kuvvetli bir damar genişletici madde. Bütün vücut dokularında özellikle mast hücreleri ve kan bazofilleri yüksek konsantrasyonda bulunan, kılcal damarlarda genişlemeye, venüllerde geçirgenlik artmasına ve endotel hücrelerinde kasılmaya, bağırsak ve bronşlar gibi organların düz kaslarında kasılmaya, mide salgısının artmasına, yangıda ve aşırı duyarlılık reaksiyonlarında rol oynayan histidinin dekarboksilayonu sonucu oluşan C5H9N3 kimyasal formüllü bir amin bileşiği.

 

Hipofiz : Beynin alt bölümünde bulunan, salgısını kana vererek fizyolojik olaylarda önemli rol oynayan sinirsel organ. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan ve adenokortikotropin, prolaktin, gonadotropinler, tiroit uyarıcı hormon, oksitosin, vazopressin gibi çok sayıda önemli hormonu salgılayan, bez yapısında olan adenohipofiz ile nöroendokrin yapıda olan nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan, büyüme ve üremede etkin çok sayıda önemli hormonu salgılayan, adenohipofiz ve nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Os sphenoidale’deki fossa hypophysialis içine yerleşmiş, organizmada birçok fizyoloik olayın düzenlenmesinde önemli etkinliğe sahip olan büyüme hormonu, adrenokortikotropik hormon, tiroit uyarıcı hormon, prolaktin, folikül uyarıcı hormon, lüteinleştirici hormon, antidiüretik hormon, oksitosin, melanosit uyarıcı hormon gibi hormonlar salgılayan, ön, ara ve arka üç ayrı loptan oluşan çok önemli bir iç salgı bezi, pitiüter bez, glandula pituitarya. Adenohipofiz veya distal bölüm adı verilen ön hipofiz lobu; ön lop, tuberal parça ve ara loptan oluşur. Nörohipofiz adını alan hipofiz arka lobu ise sinirsel kökenli hipotalamustan gelen miyelinsiz sinir telleriyle gliya hücrelerinden biçimlenir. Ara-beyinin ventralinde bulunan ve çok sayıda hormona sahip olan bir iç-salgı bezi olup ön ve ard olmak üzere 2 lop ile bir gövdeden yapılmıştır.

Tepkime : Birbirini etkileyen maddeler arasında ortaya çıkan durum, reaksiyon, teamül.

Bağışık : Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan.

Granül : Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

Boyana : Boyna.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.

Bazik : Baz niteliği gösteren. Birleşiminde asit ve baz ağırlığı oranı normal tuza göre az fakat baz oranı normal tuza göre yüksek olan (tuz).

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Diğer dillerde Bazofil hücre anlamı nedir?

İngilizce'de Bazofil hücre ne demek ? : basophilic cell