Bazofil nedir, Bazofil ne demek
Bazofil; bir bitki bilimi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
Biyoloji'deki anlamı:
(Yun. basis: baz; philein: sevmek) Bazseven; bazik boyalara karşı bir çekimi olan.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Sitoplazmasında bazik boya alan granüllere sahip lökosit cinsi
Hipofiz ön lobunda bulunan bir hücre cinsi.
Bazik boyalarla kolayca boyanan herhangi bir hücre.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Çapları insanda 8-10 mikron, hayvanlarda 10-18 mikron arasında değişen, bazik boyalarla mor renge boyanan granüllere sahip, yüzeyinde IgE için özel almaçlar bulunan, mast hücreleri gibi heparin, histamin ve az miktarda bradikinin ve serotonin salan, alerjik ve paraziter hastalıklarla uzun süren kronik yangılarda sayıları artan sayıca en az olan granüllü akyuvar tipi.
Hipofiz bezinin ön lobunda, bazı hormonların salındığı ve bazik boyalarla boyanan hücreler.
Zooloji alanındaki anlamı:
(Yun. Basis = baz, Yun. Philein= sevmek) Baz seven; bazik boyalara karşı bir çekimi olan.
İngilizce'de Bazofil ne demek? Bazofil ingilizcesi nedir?:
basophil
Bazofil hakkında bilgiler
Bazofil bir tür lökosit (akyuvar) hücresi. Bazofilik lökosit olarak da adlandırılırlar.
Lökositlerin bir grubu olan granülositlerden olan bazofil, (sitoplazmik) granülleri bazik boyaları tuttuğu için böyle adlandırılmıştır. Fagositiktir, yani fagositoz yapabilir. Lökositlerin içinde en az miktarda bulunan tiptir, kandaki lökositlerin %0.5-3'ünü oluştururlar.
Bazofiller histamin ve heparin ihtiva eder, salıverebilirler.
Bazofil anlamı, kısaca tanımı:
Bazik : Baz niteliği gösteren. Birleşiminde asit ve baz ağırlığı oranı normal tuza göre az fakat baz oranı normal tuza göre yüksek olan (tuz).
Boya : Yazmak için kullanılan mürekkep. Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
Alkali : Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı.
Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Eğilim : Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.
Hücre : Küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
Granül : Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler. Bir maddenin en küçük tanesi.
Fagosit : Yutar hücre.
Bazofil eritroblast : Alyuvar yapımında proeritroblastların bölünmesi sonucu biçimlenen hücre. Bu hücreler de bölünerek polikromatofil eritroblastları oluştururlar.
Bazofil granülosit : Özgül granül içeren ve kanda en az bulunan akyuvar. Özel granülleri heparin, histamin ve kimi canlılarda ise serotonin içerir. Düz kasların yavaş bir biçimde kasılmasını sağlayan lökotrienleri üretme yeteneğinde olan hücrelerdir.
Bazofil hücre : (Yun. basis: baz; philein: sevmek) Granülosit olarak sınıflandırılan, bazik boyalarla kuvvetle boyanan ve bazı bağışıklık tepkimelerinde histamin ve serotonin salgılayan bir tip beyaz kan hücresi. Hipofiz bezinin ön lobunun salgı yapan ve bazik boyalarla boyanan hücreleri.
Bazofil hücreler : Hipofiz ön lobunda bazik boyalarla boyanan ve beta ve delta olmak üzere iki tip hücreyi içeren hücreler. Tireotrop hormon ve gonadotrop hormonları salgılarlar.
Bazofil lökosit : (Yun. basis: baz; philein: sevmek; leukos: ak; kytos: hücre) Sitoplâzmasında bazofil granül ve S şeklinde loplu bir çekirdek bulunması ile diğer kan hücrelerinden ayırt edilen, kanda düşük oranda bulunan bir akyuvar tipi. (Yun. Basis = baz, Yun.Philein = sevmek, Yun.leukos = ak, Yun. kytos = boşluk): Bir loplu akyuvar tipi olup sitoplazmasında bazofil tanecikler ve S biçiminde loplu bir çekirdek bulunur. En az raslanan lökosit tipidir.
Bazofil metamiyelosit : Granulosit yapımı sırasında miyelosit oluşumundan sonraki bazofil granülositlere verilen ad. Olgunlaşma sırasında hücre çekirdeği çukurlaşır, böbrek biçimini alır ve bölünme yeteneğini kaybeder.
Bazofil miyelosit : Granülosit yapımı sırasında promiyelositlerin bölünüp çoğalmalarıyla oluşan bazofil granülositler.
Bazofili : Kanda bazofil sayısının artması.
Bazofilik : Bazik boyalarla kolaylıkla boyanan hücre veya histolojik yapı. Kandaki bazı akyuvarlarla ön hipofiz bezindeki bazı hücreler.
Bazofilopeni : Kanda bazofil sayısının azalması.


Bu kısımda Bazofil nedir? Bazofil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bazofil tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bazofil hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.