Bedevi nedir, Bedevi ne demek

Bedevi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Çölde, çadırda yaşayan göçebe.
  • Böyle bir hayat sürdüren kimse
  • Bedevilik tarikatından olan derviş.

"Bedevi" ile ilgili cümle

  • "İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler dönüşlerinde bizim atlarımızı çalıp İngilizlere satarlardı." - F. R. Atay
  • "Devriyeler, isyancılara silah götüren bedevileri yakalamışlar." - A. İlhan

Yerel Türkçe anlamı:

Huysuz, ahlâksız,

Bedevi hakkında bilgiler

Bedeviler (Arapça: bedevi بدوي) çölde yaşayan, geçmişte göçebe olan ve Sahra Çölü'nün Atlantik kıyısından Batı Çölü, Sina Yarımadası ve Necef Çölü üzerinden Arap Çölü'ne uzanan bölgede bulunan Arap kabileleridir. Arap olmayan bazı kabilelerin, örnek olarak Kızıl Deniz'in Afrika kıyısındaki Bejalar gibi, Bedevi olarak anıldıkları olmuştur. Ana geçim kaynakları develer ile ticaret ve hayvancılıktır; vahalarda bulunan suyu çok dikkatli bir biçimde kullanarak yaşarlar. Bedevilerin temel geçim kaynağı göçebe hayvancılıktır. En çok besledikleri hayvan, çöle uyum sağlamış develerdir. Koyun ve at besleyen Bedevi topluluklar da vardır. Bedeviler, kendilerinin ve hayvanlarının su ihtiyaçlarını çölde açılmış su kuyularından karşılarlar. Bedevilerin yaşadıkları bölge, yılın hiçbir ayında yeterli yağış alamadığı için Bedevilerin temel geçim kaynağı göçebe hayvancılıktır. Bedevilerin özel yemeği mensaf adını verdikleri kuzu kızartmasının, fıstıklı pilav üstünde ikram edildiği bir yemektir.

 

Bedevi anlamı, tanımı:

Göçebe : Değişik şartlara bağlı olarak belli bir yöre içinde çadır, hayvan ve öteki araçlarla yer değiştiren, yerleşik olmayan (kimse veya topluluk), göçer, göçkün. Mevsimlere göre ülke veya yer değiştiren (hayvan).

Bedevilik : Bedevi olma durumu. XIII. yüzyılda kurulan bir Sünni tarikatı.

Çadır : Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.

Hayat : Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Yaşam. Canlı, sağ olma durumu. Meslek. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Sundurma. Avlu. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Geçim şartlarının bütünü. Yazgı. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Balkon.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Tarikat : Aynı dinin içinde birtakım yorum ve uygulama farklılıklarına dayanan, bazı ilkelerde birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her biri.

Derviş : Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse. Kırlangıç balığının küçüğü.

 

Geçmiş : Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi. Arkada kalan hayat. Geçme işini yapmış.

Sahra : Çöl. Kır.

Böyle : Bunun gibi, buna benzer. Bu yolda, bu biçimde, hakeza. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. Bu derece.

Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sadece. Eş, aynı, bir boyda. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Tek. Bu sayı kadar olan. Aynı, benzer. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber. Bir kez.

Bedevi gömleği : Yensiz gömlek.

Bedevilenme : İnsanlıktan çıkma.

Diğer dillerde Bedevi anlamı nedir?

İngilizce'de Bedevi ne demek? : adj. bedouin

n. bedouin, nomad, member of the Bedouin peoples

Almanca'da Bedevi : n. Beduine

Rusça'da Bedevi : n. бедуин (M)