Belanarı nedir, Belanarı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Şöyle böyle, az çok, oldukça, biraz, üstünkörü.

Belanarı anlamı, tanımı

Belan : [Bakınız: belen]. İki tepe arasındaki alçak kısım, belen. Tarla, sert topraklı yer. Tepe, yüksek yer, üzeri yassı tepe, ufak tepe. Dağ üzerindeki yüksek geçit, yol, dönemeçli, dik dağ yolu

Bela : İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. Hak edilen ceza. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse.

Şöyle böyle : Ne iyi ne kötü, orta derecede, acı tatlı, iyi kötü. Aşağı yukarı, hemen hemen, yaklaşık olarak, acı tatlı, iyi kötü.

Üstünkörü : İnceliklerine inmeden, özen göstermeden, gelişigüzel, baştan savma yapılan. (üstü'nkörü) İnceliklerine inmeden, özen göstermeden, gelişigüzel, şöyle bir, baştan savma, eğreti, üstten.

Üstünkör : Yüzeyden, gelişigüzel.

Oldukça : Olabildiğince.

Az çok : Bir parça.

Şöyle : Şunun gibi, şuna benzer biçimde. Aşağı yukarı. Şu yolda, şu biçimde.

Böyle : Bunun gibi, buna benzer. Bu yolda, bu biçimde, hakeza. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. Bu derece.

Biraz : Bir parça, azıcık. (bi'raz) Az miktarda. (bi'raz) Kısa bir süre için.

 

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Oldu : Evet. Başüstüne.

Bira : Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılmış olan bir içki, arpa suyu.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Az : Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

Diğer dillerde Bel üstü güreş anlamı nedir?

Osmanlıca Bel üstü güreş : grekoromen