Belove türkçesi Belove nedir

  • Derin arzu beslemek.
  • Aşık olmak.
  • Sevmek.
  • (eski kullanım) sevmek.

Belove ile ilgili cümleler

English: He died leaving his beloved children behind.
Turkish: O öldü ve çok sevdiği çocuklarını geride bıraktı.

English: Ali lost his beloved son.
Turkish: Ali biricik oğlunu kaybetti.

English: Happy birthday, my beloved friend.
Turkish: Doğum günün kutlu olsun, sevgili arkadaşım.

English: He lost his most beloved son.
Turkish: En sevgili oğlunu kaybetti.

English: Every beloved object is the center point of a paradise.
Turkish: Her sevgili nesne, bir cennetin merkez noktasıdır.

Belove ingilizcede ne demek, Belove nerede nasıl kullanılır?

Beloved : Can. Canım. Aziz. Sevilen. Canan. Sevgili. Habib.

Beloved woman : Sevgili kadın. Sevilen kadın.

Dearly beloved : Şerefli misafirler. Sevgili misafirler. Bayanlar ve baylar (bir grup insana hitap ederken kullanılır).

Well beloved : Sevgili. Değerli. Biricik.

Unbeloved : Değer verilmeyen. Hoşlanılmayan. Karşılıksız aşk acısından muzdarip. Sevilmeyen. Karşılıksız aşk acısı çeken. Terkedilmiş. Aşık olunmayan.

Belomancy : Ok bakısı. Oklara dayanarak geleceği okuma yöntemi, bk. bakı. krş. nesne bakısı.

Belongingness : İlişkinlik. Güvende olma isteği. Aidiyet. Bireylerin bir topluluk, toplum kesimi ya da toplumsal kümeye bağlılık duygusu ya da bilinci.

 

Belong : Ait olmak. (birine) ait olmak. Nin olmak. Yeri olmak. İlgili olmak. Yerinde olmak. Yararlı olmak. Uygun olmak. Doğru yerde olmak. Üyesi olmak.

Belonging : Mensup. Mensubiyet. Ait olarak. Üye olma. Eşya. Ait olma. Bir parçası olma. Aidiyet. Mensup olma.

Belong together : (insanlar için) birbirlerine bağlı olmak. (nesneler için) bir bütün oluşturmak.

İngilizce Belove Türkçe anlamı, Belove eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Belove ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caressed : Kucaklamak. Öpmek. Okşamak.

Have a crush on somebody : Tutulmak.

Fall in love : Sevdalanmak. Aşka tutulmak. Aşkın içine düşmek. Abayı yakmak. Gönül vermek. Aşka düşmek. Tutulmak (aşık olmak).

Affect : Değiştirmek. Poz yapmak. Tutmak. Taslamak. Gibi davranmak. Bozmak. Duyguları etkilemek. Tesir etmek. Etki etmek.

Trust : Ummak. Ümit etmek. Veresiye vermek. Mutemetlik. Birtakım tecimevi ya da tüzel kişiliği olan ortaklıkların yapım, üretim evi ve yerlerin satağı elde tutmak amacıyla aralarında yaptıkları anlaşma. güvenceye dayanan işleri inalcının bir kişi ya da kuruluş adına yönettiği mallar. Emanet. Bakım. Sorumluluk. Tröst. İnanç duymak.

Be in love : Aşk yaşamak. Gönül çekmek.

Be stuck on : Bağlanmak. Vurulmak. Tutulmak.

Fall for : Bitmek. Aldatılmak. Abayı yakmak. -e aşık olmak. Bayılmak. Çok beğenmek. Aşka düşmek. Vurulmak. Bağlanmak.

Cherish : Sevgi ile muamele etmek. Üzerine titremek. Sevgiyle anmak. Beslemek. Yaşatmak (kalbinde). Şefkat göstermek. El üstünde tutmak. Bağrına basmak. Değer vermek.

 

Cares for : İlgilenen. Çocuk yetiştirmek. Hoşlanmak. Bakımını üstlenmek. Koruyan. Bakmak. Seven. İstemek. Sevmek (birini veya bir şeyi).

Belove synonyms : believe in, sober, change state, be fond of, be enamored of, fell in love with, coo, turn, be in love with, get, be head over heels in love, caress, bank, cares, take, love, go, break, cared, caresses, be sweet on somebody, sober up, have a crush on, buy, work, rely, accept, understand, run, fell for, swear, swallow, settle.

Belove zıt anlamlı kelimeler, Belove kelime anlamı

Disbelieve : İman etmemek. İnançsız olmak. Kuşkulanmak. Güvenmemek. İnanmamak.

Mistrust : Güvenmemek. Şüphe. Sorumsuz alan taramaları nedeniyle kamuoyunda bilimsel araştırma ve yoklamalara karşı duyulan güvenin sarsılması. Kuşku. Güvensizlik. Şüphe etmek. Sıdkı sıyrılmak. İtimat etmemek. Kuşkulanmak. İtimatsızlık.

Distrust : Emniyet etmemek. Güveni sarsılmak. Kuşkulanmak. Şüphe duymak. Güvenmeme. Güvensizlik. İnanmamak. İtimatsızlık. -e itimat etmemek. Güvenmemek.

Belove antonyms : ionate, iodinate, reject, string, saddle, calcify, dock, charge, fuse, burden, lodge, pack.

Belove ingilizce tanımı, definition of Belove

Belove kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To love.