Biometer türkçesi Biometer nedir

  • Bir organizma tarafından salıverilen karbondioksit miktarını ölçen cihaz.
  • Dirimölçer.
  • Biyometre.
  • Canlı karbondioksit ölçeri.

Biometer ingilizcede ne demek, Biometer nerede nasıl kullanılır?

Biometric : Biyokimlikli. Biyometrik. Kişiye özgü fiziksel veya davranışsal karekterin ölçümü. Biyokimlik.

Biometrical : Biometrik. Biyometrik.

Biometrician : Biyometrisyen. Biyometri (biyolojinin canlı organizma istatistikleriyle ilgili dalı) öğrencisi.

Biometrics : Biyoistatistik. İnsan ömrünü ölçme bilimi. Biyometri. Biyolojinin canlı organizma istatistikleriyle ilgili dalı. Dirim ölçü birimi. Biyometrik. Canlılara ait her türlü gözlemde uygulanan istatistik biçimi. biyometri.

Biometries : İnsan hayatının muhtemel uzunluğunun hesaplanması. Dirim ölçü birimi. Biyometri. Biometri.

Biomedical engineering : Biyomedikal mühendislik. Biyomedikal mühendisliği. Tıbbi uygulamalarda mühendislik teknolojilerinin kullanılması.

Feminist biomedical ethics : Feminist biyomedikal etik. Tıp kurumunun ataerkillikle bağlarını göstererek gerek kurumsal düzeyde gerekse toplum sağlığı açısından kadınların uğradığı ayrımcılığı açığa çıkaran görüş.

Biometry : Dirim ölçü birimi. Biometri. Canlılara ait her türlü gözlemde uygulanan istatistik biçimi. biyometri. İnsan hayatının muhtemel uzunluğunun hesaplanması. Biyoistatistik. Biyometri.

 

Biomechanics : Organizmaların hareketlerinin araştırılmasında mekanik kurallarının kullanılması. Dirim mekaniği. Biyomekanik.

Biomagnetism : Biomagnetizm. Biyomanyetizma. Biyomagnetizma.

İngilizce Biometer Türkçe anlamı, Biometer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Biometer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Radius : Tekerlek ispiti. Erim. Döner kemik. böcek kanadının en önemli damarı. 3.kuş teleklerinde tüy ekseninden ayrılan ramus adlı dallar üzerindeki ikinci dallar. Etki alanı. Bir çemberin çevresi üzerindeki noktalarının özeğe uzaklığı. Çevre (daire). Döner kemik. Radyus. Telli çalgılarda, değeri arttıkça klavyenin o derece düz ve değeri azaldıkça klavyenin o derece bombeli olduğuna işaret eden klavye yüzeyinin eğim çapı. Biyoloji, fizik, gitar alanlarında kullanılır.

Length : Boy. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Müddet. Perde ya da pano arkalarında kullanılan yukardan aşağıya dizilmiş lambalar. Uzunluk. Mesafe. Parça. Metres in length. Bir filmin uzunluk birimiyle (metre ya da ayak) belirtilen boyu. Taşınabilir geri lambaları.

Calibre : Ölçü. Kalite. Kabiliyet. Kalibre. Kapasite. Yetenek. Ayarlamak. Çap.

Bore : Kuyu. Birisinin canını sıkmak. Delmek. Başını ağrıtmak. Oyu. Delik. Yüksek dalga. Sondalamak. Bela. Bunaltmak.

Straight line : Düz çizgili. Doğru hat. Düz çizgi. Düz doğru. Doğru.

Windage : Nişan ve vuruş noktaları arasındaki yatay farkı ortadan kaldırmak için yapılan nişangah ayarı. Rüzgarlama. Bir geminin rüzgara maruz kalan tarafı. Rüzgar saptırma. Hareket eden bir nesne ile havanın çarpışması. Rüzgar yönünü değiştirmek için yapılan ekleme. Bir geminin rüzgara maruz olan yüzeyi.

 

R : İlgileşim katsayısı. Direncin simgesi. İstatistikte bir deneysel tasarım sembolü. Radikalin simgesi. İngiliz alfabesinin on sekizinci harfi. Röntgenin simgesi. R harfi.

Diam : Kalınlık. Diameter (çap). Bir objenin bir tarafından diğerine merkezden geçen hat uzunluğu. Çap.

Gauge : Ölçü aygıtı. Hacim. Ayar. Ayarlık. Ölçme aleti. Kalibre. Basınç, çap, akım, alan gibi doğabilimsel niceliklerin ölçümünde ya da denetiminde kullanılan araç. Kriter. Değerlendirmek. Ölçümlemek.

Caliber : Kapasite. Kabiliyet. Kalite. Yetenek. Kalibre. Çap. Ölçü.

Biometer zıt anlamlı kelimeler, Biometer kelime anlamı

Curve : Eğmeç. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Eğri. Kavis. Kıvrılmak. Kıvırmak. Kavis çizmek. Bükülmek. Bükmek. Dönemeç.