Black goby türkçesi Black goby nedir

  • Karakayabalığı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kömürcin kayası.
  • Kömürcünkayası.
  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, kaya ballığıgiller (gobiidae) familyasından, 10-16 cm kadar uzunlukta, kara renkli, atlantik okyanusu ve akdeniz'de yaşayan bir tür.

Black goby ingilizcede ne demek, Black goby nerede nasıl kullanılır?

Black : Zenci. Kasvetli. Siyah. Siyaha boyamak. Kara. Kızgın. Kara renk; üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi. Siyahlatmak. Karartmak. Karalayıcı.

Goby : Salyangoz kayası. Kemikli balıklar (teleostei) takımının kaya balığıgiller (gobiidae) familyasından, denizlerde yaşayan bir tür. Tatlı su kayası. Yassı solucanlara arakonakçılık eden ve türkiye sularında yaşayan bir balık. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, kaya balığıgiller (gobiidae) familyasından bir tür. Kaya balığı. Tekir kayası. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, kaya balığıgiller (gobiidae) familyasından, türkiye sularında yaşayan bir tür. Akın kayası.

Black africa : Kara afrika.

Black alder : Cehrigiller (rhamnaceae) familyasından, 2-3 m yükseklikte, kabukları müshil olarak kullanılan ağaççıklar. ciğar. Barut ağacı.

Black amber : Karakehribar. Siyah amber. Siyah kehribar.

Black and blue : Çürümüş. Yara bere içinde. Morartı. Morarmış. Çürük. Mosmor. Siyah-mavi.

 

İngilizce Black goby Türkçe anlamı, Black goby eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Black goby ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Cansız çevre.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

 

Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Akasya. Mimoza.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Black goby synonyms : abo blood groups system, abramis zone, abiotic factor, aardvark, a cells, a protein.