Black hole türkçesi Black hole nedir

  • Kule.
  • Burç.
  • Hapishane koğuşu.
  • Zindan.
  • Aşırı bir yerçekimsel gücü olan teorik boşluk.
  • Bir kuruma ait büyük miktarda borç.
  • Kara delik.

Black hole ile ilgili cümleler

English: It is a black hole.
Turkish: O bir kara delik.

English: The supermassive black hole at the centre of the galaxy remained a mystery for thousands of years...
Turkish: Galaksinin merkezindeki çok büyük kara delik binlerce yıl bir gizem olarak kaldı.

English: Black holes are very dense.
Turkish: Kara delikler çok yoğundur.

English: There's a black hole at the center of our galaxy.
Turkish: Galaksimizin merkezinde bir kara delik var.

Black hole ingilizcede ne demek, Black hole nerede nasıl kullanılır?

Black : Siyaha boyamak. Kasvetli. Kötü. Karalayıcı. Kararmak. Kızgın. Karartmak. Siyah. Koyu. Uğursuz.

Hole : Bir yarıiletkenin buzsul örgüsünde bir eksicik yerinin boş kalması; örgüden başka eksiliklerin; buyeri doldurması bir akım oluşmasına eşdeğerdir. Yuvasına girmek. Karst yörelerinde, gölova ve kör koyakların tabanında biriken suları çekerek derine aktaran bir tür doğal kuyulara verilen ad. Zor durum. Kovuk. Suyutan. Deliğe sokmak. Derin yer. Coğrafya, fizik alanlarında kullanılır. Köşesine çekilmek.

Black africa : Kara afrika.

Black alder : Cehrigiller (rhamnaceae) familyasından, 2-3 m yükseklikte, kabukları müshil olarak kullanılan ağaççıklar. ciğar. Barut ağacı.

 

Black amber : Karakehribar. Siyah kehribar. Siyah amber.

Black and blue : Çürük. Morartı. Çürümüş. Yara bere içinde. Siyah-mavi. Morarmış. Mosmor.

İngilizce Black hole Türkçe anlamı, Black hole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Black hole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Turrets : Kulecik. Uçağın baş tarafı. Küçük kule. Taret. Döner başlık. Torna bağlama aynası. Döner kule. Döner taret. Ufak kule.

Dark place : Loş yer. Aydınlatılmamış yer. Karanlık yer.

Tank : Fotoğraf banyo kabı. Depoya koymak. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sarnıç. Benzin deposu. Tüp. Tekne. Birikimlik. Hapishane. Su haznesi.

Oubliettes : Yeraltı zindanı. Zindan (gizli).

Prisoning : Tutukevi. Delik. Hapsetme. Hapis. Cezaevi. Tevkifhane. Hapishane. Mahpushane.

Gazebo : Çardak. Delikanlı. Manzaralı balkon. Taraça. Teras. Manzaralı ev. Balkon. Güzel manzaralı kameriye. Bir yapının üzerindeki teras.

Steeple : Külahlı kule. Sivri uçlu kule (kiliseye ait). Kilise kulesi. Minare külahı. Çan kulesi.

Steeples : Külahlı kule. Çan kulesi. Sivri uçlu kule (kiliseye ait). Minare külahı. Kilise kulesi.

Black hole synonyms : dungeon, dungeons, towered, mistletoe, pinnacle, bagnios, pinnacles, bagnio, spiring, donjon, oubliette, prison, astrological sign, bushing, gazebos, bearings, constellation, limbos, spire, turret, bush, bastion, gazeboes, limbo, horoscopes, tower, constellations, bastions, horoscope, donjons.