Blennies türkçesi Blennies nedir
- Horozbinagiller.
- Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (acanthopterygii) alt takımından, uzun ve pulsuz vücutlu, sırt yüzgeçleri uzun, renkleri zemine uyan, kayalık deniz kıyılarında, bazen tatlı sularda yaşayan, horozbina (blennius ponticus) türü iyi bilinen bir familya.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Blennies ingilizcede ne demek, Blennies nerede nasıl kullanılır?
Viviparous blennies : Yılan balığı anasıgiller. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (acanthopterygii) alt takımından, bütün denizlere yayılmış, derinlerde ve mağaralarda yaşayan, kör olan, yumurtlayan ve doğuran türleri olan bir familya.
Blennorrhagia : Gonorrhea (gonore, belsoğukluğu) kelimesinin eski adı. Bel soğukluğu. Aşırı balgam çıkması. Blenoraji. Belsoğukluğu.
Blennorrhea : Belsoğukluğu. Blenore.
Blennorrhoea : Belsoğukluğu. Aşırı balgam çıkması. Blenore. Gonorrhea (gonore, belsoğukluğu) kelimesinin eski adı.
Blenny : Horozbina. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, horozbinagiller (blenniidae) familyasından 5-6 cm kadar uzunlukta, kıyılarda alglerin arasında yaşayan bir balık türü.
Blencher : Duraksayan veya geri çekilen. Korkakça davranan. Kaçan. Sinen. Benzi atan. Korkup çekilen. Beyazlayan.
Blend in : Uymak. Araya kaynamak. İle uyumlu olmak. Yavaşça katmak.
Blenches : Çekinmek. Geri çekilmek. Rengi atmak. Ağartmak. İrkilmek. Rengi solmak. Sararmak. Ağarmak. Ürkmek. Benzi atmak.
Viviparous blenny : Yılan balığı anası. Kemikli banklar (teleostei) takımının yılan balığı anasıgiller (zoarcidae) familyasından, 30-40 cm kadar uzunlukta, doğurarak çoğalan, derin mağaralarda yaşayan, gözleri görmeyen bir tür.
Blenchers : Beyazlayan. Korkup çekilen. Duraksayan veya geri çekilen. Kaçan. Benzi atan. Sinen. Korkakça davranan.
İngilizce Blennies Türkçe anlamı, Blennies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blennies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.
Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Mimoza. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Akasya.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Amphetamine : Beta-fenilizopropilamin türevi, kan basıncını artıran, merkezi sinir sistemini uyaran, iştah kesici etkiye sahip, fiziksel etkinliği artıran ve bu etkileriyle kilo kaybına da neden olan ilaç. Merkezi sinir sisteminde güçlü bir uyarıcı etkisi olan bir uyuşturucu madde. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Merkezi sinir sisteminin güçlü bir uyarıcısı olan bir uyuşturucu madde. Amfetamin.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Upper : Uyarıcı. Üst diş. Üst orun. Üstteki. Üst parça. Üst. Yukardaki. Yukarı. Saya.
Shanny : Avrupa'da bulunan balık türü (ayrıca pulsuz blenny olarak bilinen). Avrupa'da yaşayan bir balık türü.
Blennies synonyms : fish genus, family blenniidae, genus blennius, blennius pholis, blenniidae, pep pill, speed, abambulacral area, abiotic environment, benzedrine, abramis zone, aardvarks, abacus bodies, a chromosome, a site, aardvark, aardwolf.

Bu kısımda Blennies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blennies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blennies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blennies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.