Bloodshot türkçesi Bloodshot nedir

  • Gözü kanlanmış.
  • Kanlı (göz).
  • Göz vb kanlı.
  • Göz vb kanlamış.
  • Kanlamış (göz).
  • Kan çanağı gibi (göz).
  • Kanlı.
  • Kan çanağına dönmüş (göz).
  • Kızarmış.
  • Kanlanmış (göz).

Bloodshot ile ilgili cümleler

English: Tom's eyes are bloodshot.
Turkish: Tom'un gözleri kan çanağı.

English: Your eyes are bloodshot.
Turkish: Gözlerin kanlanmış.

English: My eyes are bloodshot.
Turkish: Gözlerim kanlanmış.

Bloodshot ingilizcede ne demek, Bloodshot nerede nasıl kullanılır?

Bloodshed : Kan akıtma. Öldürme. Kan dökme. Katliam.

Bloodshedder : Katil. Katliamcı. Kan dökmüş olan. Kan döken. Kanlı katil. Eli kanlı katil. Eli kanlı.

Bloodshedding : Kan dökme. Kıyım. Cinayet. Katliam.

Bloods : Yapı. Adam öldürme. Soy. Kan. Akrabalık. Los angeles'ta başlayan ve tüm birleşik devletler'e yayılan sokak çetesi (crips'in baş rakibi). Kan bağı. Dem. Asalet. Huy.

Bloodsport : Kan dökülmesi içeren spor (avlanma ve boğa güreşi gibi). Avcılık sporu. Hayvanların öldürüldüğü spor. Kanlı spor.

Bloodstreams : Kan dolaşımı. Kan akışı.

Bloodstream : Kan dolaşımı. Kan akışı.

Bloodsports : Regl döneminde bir kadınla girilen ilişki.

Bloodstain : Kanın sebep olduğu leke. Kan lekesi.

Bloodstains : Kan lekesi. Kanın sebep olduğu leke.

İngilizce Bloodshot Türkçe anlamı, Bloodshot eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bloodshot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Angrier : Daha sinirli. Sinirli. Hırslı. Hiddetli. Kızgın. Kızmış. Fırtınalı. Öfkeli. İltihaplı.

Angry : Kızmış. Dargın. Kızgın. Gücenik. Sinirli. Hırslı. Hiddetli. Gazaplı. İltihaplı.

Bloodguilty : Cinayet suçlusu.

Reddest : Kızıl. Solcu. Kızıl tüylü. Komünist. Kızgın. Rus. Kırmızı. Değersiz. Kızıl saçlı.

Angriest : Hırslı. Fırtınalı. İltihaplı. Kızmış. Hiddetli. Kızgın. En sinirli. Öfkeli.

Bloodstained : Cinayetten suçlu. Kanın sebep olduğu leke taşıyan. Kanla işaretli. Kana bulanmış. Kan lekeli. Cinayet suçlusu. Kan lekesi taşıyan.

Red : Komünist. Kızgın. Al. Kızıl. Değersiz. Kızıl tüylü. Kızılderili. Kırmızı. Solcu. Kızıl saçlı.

Bloody : Zalim. Kan gibi. Kör olasıca. Kanla kaplı. Lanet. Uğursuz. Kahrolası. Kanını akıtmak. Kanayan. Kana bulanmış.

Erubescent : Kırmızı. Kızaran. Yüzü kızaran. Kırmızı olan.

Bloodier : Kan gibi. Uğursuz. Lanet olası. Kana susamış. Kanatmak. Kan dökülen. Kanını akıtmak. Zalim. Kanayan. Kanla kaplı.

Bloodshot synonyms : fried, bleariest, blearier, bloodiest, blotchier, glowing, grilled, bleary, deathful, gory, unhealthy, haematic, goriness, goriest, blood and thunder, bloodying, gorier, bloodies, redder, blotchiest, blooded.

Bloodshot zıt anlamlı kelimeler, Bloodshot kelime anlamı

Healthy : Büyük. Önemli. Sağlığa yarar. Sağlığa yararlı. Esen. Demir gibi. Sağlıklı. Sıhhatli. Yararlı. Sağlam.

Bloodshot ingilizce tanımı, definition of Bloodshot

Bloodshot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Suffused with blood, or having the vessels turgid with blood, as when the conjunctiva is inflamed or irritated. Red and inflamed.