Bloods türkçesi Bloods nedir

  • Yapı.
  • Kan.
  • Akrabalık.
  • Kan bağı.
  • Los angeles'ta başlayan ve tüm birleşik devletler'e yayılan sokak çetesi (crips'in baş rakibi).
  • Soy.
  • Huy.
  • Asalet.
  • Dem.
  • Adam öldürme.

Bloods ile ilgili cümleler

English: My eyes are bloodshot.
Turkish: Gözlerim kanlanmış.

English: The police wanted to avoid bloodshed.
Turkish: Polis kan dökülmesini önlemek istedi.

English: I hope there'll be no bloodshed.
Turkish: Öldürme olmayacığını umuyorum.

English: I just don't want there to be any bloodshed.
Turkish: Sadece herhangi bir kan dökme olmasını istemiyorum.

English: The infection has reached the bloodstream.
Turkish: Enfeksiyon kan dolaşımına ulaştı.

Bloods ingilizcede ne demek, Bloods nerede nasıl kullanılır?

Bloodshed : Katliam. Kan akıtma. Kan dökme. Öldürme.

Bloodshedder : Eli kanlı katil. Katliamcı. Kanlı katil. Kan dökmüş olan. Katil. Kan döken. Eli kanlı.

Bloodshedding : Kıyım. Katliam. Cinayet. Kan dökme.

Bloodshot : Kanlamış (göz). Kanlanmış (göz). Kanlı. Göz vb kanlı. Kanlı (göz). Kızarmış. Kan çanağı gibi (göz). Göz vb kanlamış. Kan çanağına dönmüş (göz). Gözü kanlanmış.

Bloodsport : Avcılık sporu. Kan dökülmesi içeren spor (avlanma ve boğa güreşi gibi). Kanlı spor. Hayvanların öldürüldüğü spor.

 

Bloodstained : Cinayet suçlusu. Kanla işaretli. Kanlı. Kan lekeli. Kanın sebep olduğu leke taşıyan. Kana bulanmış. Cinayetten suçlu. Kan lekesi taşıyan.

Bloodsucker : Sülük. Asalak. Parazit. Kan emici.

Bloodstream : Kan akışı. Kan dolaşımı.

Bloodstain : Kanın sebep olduğu leke. Kan lekesi.

Bloodstock : Nesep. Safkan at. Safkan atlar. Zürriyet.

İngilizce Bloods Türkçe anlamı, Bloods eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bloods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Haem : Alsı. Hem. Kandan.

Clarets : Koyu kırmızı. Bordo şarabı. Kırmızı şarap kadehi. Kırmızı şarap. Kırmızı bordo şarabı.

Homicides : Cinayet masası ekibi. Cani. Katil. Cinayet.

Consanguinity : Kan akrabalığı. Konsanguinite. Soy hısımlığı. Kan hısımlığı. Soydaşlık.

Venous blood : Toplardamar kanı. Kirlikan. Kirli kan. Kalbe dönen damarlardaki kan. Venöz kan.

Custom : Alışkanlık. Özel. Gelenek. Örf ve adetler hukuku. Sahibinin istekleri doğrultusunda özel olarak üretilen çalgı aleti. Bir toplumda halkın; yasaların ve yönetici kurumların etkisi altında kalmadan toplumsal, ekonomik, kültürel ve güncel sorunlarını, dinsel ve geleneksel anlayışlarına aykırı düşmeyecek bir biçimde çözümlemek amacıyla oluşturduğu ve kesinkes uyulması zorunluluğu bulunan kurallardan her biri. bk. halkbilimsel görenek, sözlü görenek, kişisel görenek, göreneksel yasa, egemen görenek, krş. gelenek, boşinanç. Alışveriş. Alışkı. İtiyat.

Humors : Güldürü. Huyuna gitmek. Keyif. Şaka. Huyuna suyuna gitmek. Eğlendirmek. Mizaç. Kaprisine boyun eğmek. Suyuna gitmek. Ruh hali.

 

Build : Beden yapısı. Yapmak. Toplanmak. İnşaatçılık yapmak. İnşa etmek. Oluşturmak. Toparlanmak. Bel bağlamak. Örmek.

Chemistries : Kemistri. Doğal etkileme. Madde yapısı. Kimya bilimi. Simi. Kimya. Kimyası.

Bloods synonyms : old growth, second growth, menstrual blood, bodily fluid, cord blood, liquid body substance, hema, thuggee, being, cousinage, underbrush, blood serum, ancestry, kinfolk, forest, noblemindedness, constitution, grove, consanguinities, alliance, artifact, connection, vegetation, ascendance, breaths, nobleness, assassination, bosk, alliances, undergrowth, chemistry, botany, body fluid.

Bloods zıt anlamlı kelimeler, Bloods kelime anlamı

Fauna : Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Hayvan topluluğu. Hayvanların yaşadığı bölge. Hayvanat. Bölge hayvanlarının tümü. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar. Direy. Doğay.

Bloodless : Kan dökmeden yapılan. Duygusuz. İnsanca duygulardan yoksun. Hissiz. Solgun. Renksiz. Ruhsuz. Öldürücü olmayan. İlgisiz. Kansız.

Merciful : Acı çektirmeyen. Acıyıcı. Şefkatli. Rahim. Bağışlayıcı. Sevecen. Merhametli. İnsaflı.