Body checking türkçesi Body checking nedir

Body checking ingilizcede ne demek, Body checking nerede nasıl kullanılır?

Body : Yığın. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Kasa. Cisim. Kurul. Vücut. Nesne. Birlik. Heyet. Büyük kısım.

Checking : Puantaj. Doldurulmuş bir soru ya da görüşme çizinliğinin gereğince yanıtlanıp yanıtlanmadığını sınamak üzere başvurulan denetim işlemi. İnce çatlama. Denetleniyor. Sağlama. Yoklama. Belirtme. Karşılaştırma. Denetim.

Body activities : Vücut faaliyetleri.

Body and soul : Canla başla. Bütün benliğiyle. Bütün kalbiyle. Tüm benliğiyle. Vücut ve ruh. Bütün varlığıyla. Tüm varlığıyla. Bir kimsenin fiziksel ve ruhsal yönleri.

Body axes : Gövde ekseni.

Body axis : Vücut ekseni.

İngilizce Body checking Türkçe anlamı, Body checking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Body checking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curtaining : Perdeyi kapatmak. Perdelemek. Boya akması.

Barrier : Aperatif. Start sınırı. Antartika'daki buz engeli. Bariyer. Bir aracın gidişini engelleyen nesne. Bir geçişi, bir değişimi ya da göçü önleyici erkil sınırı. (tren yolunda) geçit. Set.

Detentions : Tutukluluk. Gözaltına alma. Tutma. Engellenme. Alıkonma. Gecikme. Tutuklama. Tevkif. Evci çıkarmama cezası.

 

Disappointments : Düş kırıklığı. Kırgınlık. Hüsran. Ümidi boşa çıkma. Hayal kırıklığına neden olan şey. Hayal kırıklığı. Hayal inkisarı. Hayal kırıklılığı. Düş kırıklığına uğratan şey.

Crackdown : Sıkı önlem. Yasaklama. Baskı. Kısıtlama.

Bodycheck : Engellemek. Perdelemek. (spor) karşı takım oyuncusunu engellemek için vücudu kural dışı şekilde kullanmak (özellikle de hokey ve futbolda).

Crackdowns : Yasaklama. Sıkı önlem. Baskı. Kısıtlama.

Coaction : Koaksiyon. Etkileme. Etkileşim. Birbirini etkileme. Baskı. Bir canlının diğer bir canlı üzerindeki etkisi. Zorlama. Cebir.

Shielding : Örtme. Ekranlama. Örtmek. Koruyucu kılıf. Kalkan olmak. Blendaj. Kalkanlama. Korumak. Koruyucu kalkan.

Blocking : Elinde top olmayan bir oyuncunun ilerlemesine engel olma. Tıkama. Kalıplama. Kapama. Tıkanıklık. Tıkanma. Öbekleme. Oyuncuların sahne üzerinde nerede duracaklarını ve ne yöne gideceklerini, nasıl hareket edeceklerini saptama işlemi. Kapatma.

Body checking synonyms : body check, frustration, forestallment, detention, screening, screen, detainment, blocking up, disappointment, screening off.