Curtaining türkçesi Curtaining nedir

  • Perdeyi kapatmak.
  • Perdelemek.
  • Boya akması.
  • Perdeleme.

Curtaining ingilizcede ne demek, Curtaining nerede nasıl kullanılır?

Curtain antenna : Perde anten. Perde sırgavıl.

Curtain antenne : Perde anten.

Curtain call : Alkışlarla tekrar sahneye çağırma. Perde indikten sonra alkışlarla yeniden sahneye çağırma.

Curtain drain : Kuşaklama dreni.

Curtain drops : Sona ermiş. Hepsi bu kadar. İşte bu kadar. Hikayenin sonu.

Curtain rod : Perde rayı. Korniş. Perde çubuğu.

Curtain machine : Perde makinesi.

Curtain of rain : Sağanak yağmur.

Curtain rises : Gösterinin başlangıcı. Gösteri başlıyor. Açılış.

Curtain falls : Hepsi bu kadar. İşte bu kadar. Hikayenin sonu. Sona ermiş.

İngilizce Curtaining Türkçe anlamı, Curtaining eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curtaining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Independent : Kendi geçimini sağlayan. Özgür. Ayrı. Bağımsız (ekonomik açıdan). Başına buyruk. Müstakil. Kendi geliri ile geçinebilen. Hür. Maddi yönden bağımsız. Serbest.

Hoop : Çapı 0.80 m. olan tahtadan yapılmış kasnak biçiminde cimnastik el aracı. Çembere sokmak. Çemberlemek. Çemberle bağlamak. Ötmek. Halka. Çembere almak. Çember takmak. Cimnastik kasnağı.

Bodycheck : Engellemek. Engelleme. (spor) karşı takım oyuncusunu engellemek için vücudu kural dışı şekilde kullanmak (özellikle de hokey ve futbolda).

 

Screening off : Perde ile ayırmak.

Screening : Blendaj. Sahneleme. İnceleme. Bir deneylemede, ne zaman işe karışacağı bilinmeyen ya da işe karışması engellenemeyen değişkenlerin etkisini, benzer bir değişken aracılığıyla gidermeyi öngören denetim önlemi, bk. deneyin denetlenmesi. Eksicik bulutlarının çekin artı yükünü dışardan daha azmış gibi göstermesi olayı. Gösterim. Bir mıknatıssal ya da elektriksel alanın bir bölge içindeki etkisini bir metal bürgü ile kesme. bir öğecik çekirdeğinin dış yörüngelerde dolanan aksicikler üzerindeki etkisinin aradaki eksiciklerle engellenmesi. Seçme. Tarama. Gösterme.

Body check : Engelleme.

Curtain : Tiyatro perdesi. Ölüm. İç perde. Perde takmak. Oyun yerini seyirci salonuna kapayıp açan kumaş perde. Havalandırma bezi. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri. ilk kez seneca bölmüştür, beş perde - beş bölüm (bk. bölüm.) tiyatronun sahneyi seyirciye açan ve kapayan perdesi. ilk kez roma ve barok tiyatrolarında kullanılmıştır. bundan başka da bugünkü tiyatroda çeşitli perde biçimleri var: a) kulis perdesi, b) projeksiyon perdesi (bk. gergi,) c) arka perde, fon perdesi, ufak perde, d) ses perdesi: seste pesliği ve tizliği gösteren kesimler. Perde kapanış sözü. Bölme. Alkışlarla tekrar sahneye çağırma.

Conceal : Örtmek. Kapamak. İdare etmek. Gizli tutmak. Gizlemek. Saklamak. Örtbas etmek. Ketmetmek.

Shielding : Kaplamak. Korumak. Kalkanlama. Örtmek. Kalkan olmak. Örtme. Koruma. Koruyucu kılıf. Blendaj. Ekranlama.

 

Conceals : Kapamak. Gizlemek. Saklamak. İdare etmek. Örtbas etmek. Ketmetmek. Örtmek. Gizli tutmak.

Curtaining synonyms : self sufficing, curtained, body checking, veil, ring, self sufficient, screen.

Curtaining zıt anlamlı kelimeler, Curtaining kelime anlamı

Dependent : Asılı. Bağımlı. Bağlı. Muhtaç. Bkz.dependant.

Inessential : Önemsiz. Lüzumsuz. Gereksiz. Önemsiz şey. Gereksiz şey.