Bring damage türkçesi Bring damage nedir

  • Zarar vermek.

Bring damage ingilizcede ne demek, Bring damage nerede nasıl kullanılır?

Bring : Ayıltmak. Kazandırmak. Kandırmak. Razı etmek. Sebebiyet vermek. Getirmek. Belirtmek. Neden olmak. Vermek (ceza). Doğurmak.

Damage : Hasar yapmak. Zarara uğratmak. Ziyan. Hasar. Yıkım-döküm. Değerini düşürmek. Karşıtlarının içgüdüleri dışında mal değerlerini yitirici nitelikte çıkagelen yıkım, döküm, dokunca gibi etkenler. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Zarar vermek. Zarar.

Bring into the world : Doğurmak. Yaratmak. Dünyaya getirmek. Üretmek. Babası olmak.

Bring a lawsuit : Dava açmak. Mahkeme açmak.

Bring a unit up to strength : Bir grubun mevcudunu tamamlamak.

Bring about : Meydana getirmek. İleri sürmek. Beraberinde getirmek. Yol açmak. Neden olmak. Orsa alabanda etmek (gemi). Ortaya çıkarmak. Sebep olmak. Husule getirmek. Gerçekleştirmek.

İngilizce Bring damage Türkçe anlamı, Bring damage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bring damage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Damage : Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Zarara uğratmak. Hasara uğratmak. Değerini düşürmek. Zarar. Karşıtlarının içgüdüleri dışında mal değerlerini yitirici nitelikte çıkagelen yıkım, döküm, dokunca gibi etkenler. Bozmak. Zedelemek. Ziyan.

 

Bang up : Mükemmel. Canına okumak. Mahvetmek. Hasar vermek. Birini pataklamak. Berbat etmek. Birini kötü dövmek. Bozmak. Ağır şekilde zarar vermek.

Endamaging : Zarar veren. Bozan. Leke süren. İncitmek. Zarar verme. Bozmak. Zayıflatmak. Kötülük etmek. Leke sürme. Hasara uğratma.

Encroached : Yavaşça veya gizlice tecavüz edilmiş (hak, mülk). Sokulmak. Gizlice saldırılmış. El uzatılmış. Tecavüz etmek. Gaspedilmiş. Kötüye kullanmak.

Disadvantage : Aleyhte durum. Kayıp. Dezavantaj. Götürü. Çekince. Sakınca. Bir kişi, nesne, durum ya da koşula karşı olan, başarı ya da kazançta engelleyici etkisi bulunan özellikler. Yarar yitimi.

Cause a loss : Zarara sebebiyet vermek. Zarara neden olmak.

Endamage : Bozmak. Zayıflatmak. Yaralamak. İncitmek. Kötülük etmek.

Encroaches : Tecavüz etmek. El uzatmak. Sokulmak. Haddini aşmak. Aşmak. İleri gitmek. Kötüye kullanmak. Hakkına tecavüz etmek. Hakkında tecavüz etmek.

Endamaged : Bozmak. Leke sürülmüş. Hasara uğratılmış. Yaralamak. Zayıflatmak. Kötülük etmek. İncitmek. Bozulmuş. Zarar verilmiş.

Bring damage synonyms : do a disservice, encroaching, disserve, cause havoc, encroach, endamages.