Bring into court türkçesi Bring into court nedir
- Bir suçlamayı kayda geçirmek.
- Mahkemeye vermek.
- Mahkemeye sevk etmek.
- Kovuşturma açmak.
Bring into court ingilizcede ne demek, Bring into court nerede nasıl kullanılır?
Bring : Kazandırmak. Ayıltmak. Razı etmek. Belirtmek. İkna etmek. Neden olmak. Doğurmak. Getirmek. Kandırmak. Sebebiyet vermek.
Into : Haline. İçeriye. -e. Ye. İçine. -in içine. E. -a. Biçimine. Şekline.
Court : Saray. Yargılık. Alan. Avlu. Mahkeme. İle flört etmek. Kur yapmak. İstemek. Teveccühünü kazanmaya çalışmak. Saray halkı.
Bring into : Başlatmak. Getirmek. Dışarıdan mal getirmek. İthal etmek.
Bring into a certain state : Belirli bir duruma getirmek.
Bring into consonance : Ahenk sağlamak.
Bring into derision : Alaya almak. Maskara etmek.
Bring into accord : Uzlaşmaya sevk etmek.
Bring into a different state : Farklı bir duruma getirmek.
Bring into contempt : Hor görmek. Mahçup etmek. Mahcup etmek. Küçük düşürmek. Aşağılamak.
İngilizce Bring into court Türkçe anlamı, Bring into court eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bring into court ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Arraigned : Suçlamak. Kusur bulmak.
Prosecute : Kovuşturmak. Takip etmek. İlerletmek. Savcılık yapmak. Sürdürmek. Devam etmek. Dava açmak. Yasal yollardan elde etmeye çalışmak. Aleyhinde dava açmak.
Sues : Talep etmek. Dava etmek. İstemek. Yalvarmak. Dava etmek (birini veya bir kurumu). Dava açmak. Ricada bulunmak. Rica etmek. Kur yapmak.
Impeaching : Reddetmek. Bir suçla itham etmek. Aleyhine tahkikat açmak. Şüphelenmek. Büyük bir devlet memurunu görevindeki kusurdan dolayı yüce divanda suçlamak. İtham etmek. Memur aleyhine görevinde yolsuzluk iddiasıyla takibat açmak. Mahkeme önünde suçlandırmak (devlet memurunu). Kusur atfetmek.
Impeach : Şüphelenmek. Büyük bir devlet memurunu görevindeki kusurdan dolayı yüce divanda suçlamak. Kusur atfetmek. Aleyhine tahkikat açmak. Suçlamak. Mahkeme önünde suçlandırmak (devlet memurunu). İtham etmek. Bir suçla itham etmek. Reddetmek.
Prosecutes : İlerletmek. Takip etmek. Kovuşturmak. Savcılık yapmak. Hakkında kovuşturma açmak. Dava açmak. Sürdürmek. Yürütmek. Yasal yollardan elde etmeye çalışmak. Devam etmek.
Suing : Ricada bulunmak. Kur yapmak. İstemek. Dava açmak. Rica etmek. Talep etmek.
Arraigns : Suçlamak. Mahkemeye çağırmak (sanığı). Kusur bulmak.
Arraigning : Suçlamak. Kusur bulmak. Mahkemeye çağırmak (sanığı).
Bring into court synonyms : have up, prosecuting, indicting, prosecuted, indict, arraign, indicts, impeaches, bring to trial, sued.

Bu kısımda Bring into court kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bring into court ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bring into court anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bring into court ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.