Bring to reason türkçesi Bring to reason nedir
- Aklını başına getirmek.
- Birinin aklını başına getirmek.
- Yola getirmek.
- Birilerini rasyonel ve mantıklı şekilde haereket etmeleri yönünde etkilemek.
Bring to reason ingilizcede ne demek, Bring to reason nerede nasıl kullanılır?
Bring : Getirmek. Neden olmak. Kazandırmak. Razı etmek. Sebebiyet vermek. Ayıltmak. Kandırmak. Belirtmek. Vermek (ceza). İkna etmek.
To : E. Kala. -mek -mak (mastar). Ye. Arasında. Göre. İle. -e göre. Kadar. E doğru.
Reason : Görüşmek. Anlamak. Uslamlamak. Düşünüp taşınmak. Sebeb. Tartışmak. -den sonuç çıkarmak. İnsanlara özgü, onların tümel ve zorunlu olan ilkelere hiç bir güç harcamadan uymalarını sağlayan bilme, düşünme ve önlem alma yetisi. Düşünmek. Bir edim, eylem ya da davranışın amacı ya da yönsemesi.
Bring to : Ayıltmak. Gemiyi orsa alabanda etmek. Yaşama döndürmek. Geminin başını rüzgara çevirmek. Hayata döndürmek. Kendinden geçmiş bilinçsiz bir insanı kendine getirmek.
Bring to a close : Nihayete erdirmek. Neticelendirmek. Sonuna getirmek. Sonlandırmak. Yok etmek. Bitirmek. Sona erdirmek.
Bring to an end : Sona erdirmek. Neticelendirmek. Son vermek. Sonuçlamak. Bitirmek. Nokta koymak. Sonuçlandırmak.
Bring to account : Suçlayarak hesap sormak. Hesap sormak.
Bring to an issue : Sonuçlandırmak.
Bring to a deadlock : Çıkmaza sokmak.
Bring to a head : Karar noktasına getirmek.
İngilizce Bring to reason Türkçe anlamı, Bring to reason eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bring to reason ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Reclaims : Düzeltmek. Tazminat istemek. Rejenere etmek. İhya etmek. Arazi kazanmak (bataklığı kurutarak veya denizi doldurarak). Kurtarmak. Geliştirmek. İyileştirmek. Islah etmek.
Soberer : Ayılmak. Gösterişsiz. Ayık. Dizginlemek. Ağırbaşlı. Durgunlaştırmak. Uslanmak. Düşünceli bir hale sokmak. Sarhoş olmayan. Ciddi.
Soberest : Ağırbaşlı. Durgunlaştırmak. Ayılmak. İçkide aşırıya kaçmayan. Mat. Sade. Aşırıya kaçmayan. Ciddi. Dizginlemek.
Sobers : Gösterişsiz. Ayılmak. Dizginlemek. Sarhoş olmayan. Uslanmak. Ayık. Durgunlaştırmak. Düşünceli bir hale sokmak. Ayıltmak.
Take in hand : Yönetimi ele almak. Bakmak. İlgilenmek. Üstüne almak. İdaresini ele almak. Nezaret etmek. İdare etmek. Gözetmek.
Drive home : Eve gitmek (araba ile). Eve arabayla gitmek. İkna etmek. Anlamasını sağlamak. Arabayla eve dönmek. Görmesini sağlamak. Eve doğru sürmek. Arabayla eve götürmek.
Chasten : Basitleştirmek. Terbiye etmek. Yumuşatmak. Uslandırmak. Dersini vermek. Islah etmek. Sadeleştirmek. Islah etmek için cezalandırmak.
Disenchant : Gözünü açmak. Düş kırıklığına uğratmak. İnancını yitirmek. Sihirini gidermek. Büyüden kurtarmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Büyüsünü bozmak. Sihrini gidermek.
Reclaimed : Yeniden kullanmak. Geri istemek. Medenileştirmek. Evcilleştirmek. Geliştirmek. Değerlendirmek. Geri çağırmak. Islah etmek. İadesini istemek.
Disenchanting : Gözünü açma. Gözünü açmak. Büyüden kurtarmak. Düş kırıklığına uğratmak.
Bring to reason synonyms : reclaim, disenchants, sit, bring somebody to his senses, sober up, chastens, sobered, sober, sits, disciplines, disciplining, sobering up, bring home, chast, reclaiming, discipline.

Bu kısımda Bring to reason kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bring to reason ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bring to reason anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bring to reason ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.