Buggier türkçesi Buggier nedir

Buggier ingilizcede ne demek, Buggier nerede nasıl kullanılır?

Buggies : Böcek dolu. Brıçka. Japon arabası. İki kişilik araba. İki tekerlekli hafif araba. Çocuk arabası. Delice. Böcekli. Fayton. Akılsız.

Buggiest : Böcekli. Delice. Akılsız.

Bugging : Böcekle dinleme. Casus dinleme cihazı ile dinleme. Dinleme cihazı yerleştirmek. Can sıkmak. Kızdırmak.

Bugging device : Böcek. Casus dinleme cihazı.

Console debugging : Konsolla hatadan arındırma. Konsoldan hatadan arındırma.

Bugger : Kimse. Bozmak. Hayvancağız. Öfkelendirmek. Tip. Herif. Mahvetmek. Oğlancılık etmek. Kulampara. Alçak herif.

Debugging program : Hata bulucu program.

Dynamic error debugging : Dinamik hata bulma ve giderme.

Output debugging messages : Çıkış hata ayıklama iletileri.

Jitterbugging : Swing dansı yapmak. Swing dansı yapma.

İngilizce Buggier Türkçe anlamı, Buggier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buggier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buggy : Brıçka. Böcek dolu. Fayton. Japon arabası. Çocuk arabası. İki kişilik araba. İki tekerlekli hafif araba.

Frenzied : Coşkun. Çılgın. Taşkın. Şiddetli. Öfkeli. Çılgınca.

Larger : Büyük. İri. Daha büyük. Geniş. Daha geniş.

 

Demoniacally : Cinli olarak. Şeytanca.

Empty headed : Boş kafalı. Kuş beyinli.

Buggies : İki kişilik araba. Böcek dolu. Japon arabası. İki tekerlekli hafif araba. Brıçka. Çocuk arabası. Fayton.

Bughouse : Akıl hastanesi. Acayip. Tımarhane.

Bughouses : Acayip. Tımarhane. Akıl hastanesi.

Berserk : Çılgınca hareket eden. Çılgına dönmüş. Öfkeden deliye dönmüş. Çılgın gibi. Çılgın.

Crazily : Çılgıncasına. Çılgınca.

Buggier synonyms : berserks, crackpot, brainless, brutes, trumpeter, crackpots, cornetist, emptyheaded, deliriously, antirational, fatheaded, dementedly, large, cockle, buggiest, cockled, brute, fatuous, bug infested, balmily, big.

Buggier zıt anlamlı kelimeler, Buggier kelime anlamı

Small : Fakir. Mini. Hafif. Ufak ufak. Küçük. Mütevazı. Küçük küçük. Küçücük. Sıradan. Mütevazi.

Little : Az miktarda. Kısa. Hemen hemen hiç. Değersiz. Önemsiz. Küçük. Genç. Az. Birazcık. Azıcık.

Overt : Açıkça görülen. Aşikar. Açık. Ortada. Çok belli. Ortada olan. Açık olarak yapılan. Gizli olmayan. Meydanda. Aleni.