Bulutu nedir, Bulutu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Özel bir rengi olan, iri taneli üzüm.

Bulutu ile ilgili Cümleler

  • Her geçen araba bir toz bulutu kaldırdı.
  • Siz yağmuru ve bulutu seviyorsunuz.
  • Yağmuru ve bulutu seviyorsunuz.
  • Sen yağmuru ve bulutu seviyorsun.
  • Araba arkasında bir toz bulutu bıraktı.
  • Finlandiya'nın bayrağı mavi ve beyaz. Mavi gökyüzünü, beyaz da bulutu simgeliyor.
  • Jüpiter ve Satürn'ün gaz bulutundan oluşan gezegenleri var.
  • Araba toz bulutu kaldırdı.
  • Yağmuru ve bulutu seviyorsun.
  • Güneş, bir bulutun arkasında gözden kayboldu.

Bulutu kısaca anlamı, tanımı

Bulut : Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın

Bulutumsu dejenerasyon : Akut hücre şişliği.

Eksicik bulutu : Bir eksicik boşalım borusunun üşekleri arasındaki bölgede bulunan durgun eksicik yığılımı. Bir öğeciğin çekirdeği çevresinde yerleşen eksicikler kümesi.

Gaz bulutu : Yıldızlar arası boşluklarda bulunan hafif gazlardan oluşmuş bulutlardan her biri.

Seren bulutu : Sonbahar başında görülen ak bulutlar.

Toz bulutu : Havada oluşan yoğun toz.

Yağmur bulutu : Atmosferde nem yüklü bulutlar.

 

İri taneli : İri tanelerden oluşmuş.

İri tane : A. S. T. M. tane büyüklüğü dizininde, tane büyüklüğü sayısı. 1-3 olan tane.

Taneli : Tanelerden oluşmuş. Çeşitli boylarda tanesi olan.

Tanel : Şafak gibi aydınlık, güçlü eli olan kimse.

Reng : Renk.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

Tane : Herhangi bir sayıda olan şey, adet. Çekirdekli küçük meyve. Bazı bitkilerin tohumu.

İri : Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Bulutsu varsayım anlamı nedir?

İngilizce'de Bulutsu varsayım ne demek ? : nebular hypothesis