Burda nedir, Burda ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Burada (bk. borda, burda).

Burada.

Burda ile ilgili Cümleler

  • Burda kimse olmadı.
  • Burda en hızlı kim?
  • Onlar bir saattir burdalar.
  • Anne, onları burdan götürmelisin.
  • Ama burda bir sorun oluşuyor.
  • Burda kimse yoktu.
  • Tom'u burdan uzaklaştır.
  • Burdan havai fişeği görmek kolaydır.
  • Afedersiniz ,Downing sokağına burdan nasıl ulaşırım?
  • Burda yeni bir inek cinsi ortaya çıktı.
  • Bizim burda daha fazla kalmamıza gerek yok.

Burda hakkında bilgiler

Burda, şu an itibariyle 89 üzerinde ülkede 16 farklı dilde yayınlanan kadın giyimi üzerine pratik modelistlik kesim ve dikim şablonları içeren dünya üzerinde en çok satış tirajın sahip bayan moda dergisidir.

Burda anlamı, tanımı

Burdakı : Buradaki

Burdan : Buradan. Bu yerden.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Modelist : Modacının tasarım gücünü kalıplayan teknisyen.

İtibari : Gerçekten öyle olmadığı hâlde öyle sayılan, saymaca, fiktif.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Şablon : Üzerindeki harf ve şekillerin çevre çizgileri kalem ucu girecek biçimde oyuk olan, bu çizgilerden kalemle istenilen biçim elde edilen, metal veya plastikten cetvel. Değişik alanlarda düzeltme, belirleme, ölçme, denetleme işlerinde kullanılan ve yaptığı işe göre yapısı değişen araç. Çok kez tekrarlandığından kanıksanmış basmakalıp örnek.

 

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

Pratik : Kolaylıkla uygulanabilir, kullanışlı. Bir şeyi yapma yöntemi veya biçimi, teamül. Kişide bir işi kolaylıkla yapabilme, bir şeyi uygulayabilme deneyimi, becerisi veya eğilimi bulunma. Uygulama. Uygulamalı. Sorunlara kolay ve hızlı çözüm bulan.

İtibar : Saygınlık. Borç ödemede güvenilir olma durumu, kredi.

Burada : Bu yerde.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Borda : Geminin veya kayığın yanı, alabanda karşıtı.

Tiraj : Baskı sayısı.

İçere : İçeri.

Yayın : Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Kesim : Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.

Satış : Satma işi. Satıcı ile alıcı arasında yapılmış olan ve bir malın alıcıya verilmesi ve bunun karşılığında bir fiyat, bir değer alınması yoluyla yapılmış olan işlem, satım.

 

Model : Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek. Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip. Giysi örneklerini içinde toplayan dergi. Otomobil vb.nde tip. Örnek olmaya değer kimse veya şey, örnek, paradigma. Benzer. Biçim. Bir özelliği olan nesne veya kişi. Manken.

Diğer dillerde Burçak otu anlamı nedir?

İngilizce'de Burçak otu ne demek ? : vetch