Burkulmak nedir, Burkulmak ne demek
- Burkma işine konu olmak.
- Üzüntü duymak

- Kol, parmak vb. birdenbire kendi eklemi üzerinde dönmek, bir zorlanma sonucunda incinmek.
"Burkulmak" ile ilgili cümle
- "Kadınlar korktular, ayaklarında mutfak takunyaları burkularak bahçeye koştular." - M. Ş. Esendal
Burkulmak tanımı, anlamı:
Burkulma : Burkulmak işi.
İçi burkulmak : Bir şeye çok üzülmek.
Yüreği burkulmak : Çok üzülmek, çok acı duymak.
Burkma : Burkmak işi.
Parmak : Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. Eni bu organ kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Arşının yirmi dörtte biri. İnç.
Eklem : Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.
Dönmek : Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek. Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek. Sapmak. Hileyle, gizlice yapılmak. Geri gelmek, geri gitmek. Kendi ekseni üzerinde veya başka bir şeyin dolayında hareket etmek. Belirli bir yerde dolaşmak. Bırakılan bir konu veya işe başlamak. Kendini bir yandan bir yana çevirmek. İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek. Sınıfta kalmak. Yönelmek. Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek. Söz konusu etmek, hatırlamak.
Zorlanma : Zorlanmak işi.
İncinmek : Birinin herhangi bir davranışı yüzünden üzüntü duymak, gücenmek, kırılmak. Çarpma, sıkışma, burkulma vb. etkenlerle vücudun bir yeri ağrı verir duruma gelmek.
Üzüntü : Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür.
Konu : Üzerinde konuşulan şey, bahis. Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje.
Olmak : Herhangi bir durumda bulunmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bulunmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Yol açmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Sürdürmek, yürütmek. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Geçmek, tamamlanmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Gerçekleşmek veya yapılmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Sarhoş olmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Uymak, tam gelmek. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak.
Duymak : İşitmek, ses almak. Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek.
Diğer dillerde Burkulmak anlamı nedir?
İngilizce'de Burkulmak ne demek? : v. twist
Fransızca'da Burkulmak : se contorsionner, se tordre, être tordu

Bu kısımda Burkulmak nedir? Burkulmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Burkulmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Burkulmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.