Bussing türkçesi Bussing nedir

  • Baga.
  • Otobüsle taşıma.

Bussing ingilizcede ne demek, Bussing nerede nasıl kullanılır?

Buss : Öpmek. Öpücük. Buse.

Bussed : Otobüsle taşınmış. Otobüsle taşınan. Öpmek.

Busses : Otobüsler. Öpmek.

Change busses : Aktarma yapmak.

Blunderbuss : Alay bozan tüfeği. Karabina. Alaybozan tüfeği. Geniş namluluk uzun bir tüfek (artık kullanılmamaktadır). Alaybozan.

Minibusses : Minibüs.

Debussy : Bir soyadı. Claude debussy (1862-1918). Fransız bir besteci.

Bus cable : Taşıt kablosu. Ana yol kablosu.

Bus bar : Çok çubuklu bara. Dağıtma tevzi çubuğu. Toplayıcı çubuk. Bara.

Bus depot : Otobüs durağı. Otobüs garajı.

İngilizce Bussing Türkçe anlamı, Bussing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bussing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thimble : Halatların ucunda bağlantı yeri oluşturmak ve aşınmalarını önlemek amacıyla kasalara takılan demir kelepçeler. Kablo çarığı. Radansa. Baca deliği ağızlığı. Radansa (gemi). Dikiş yüksüğü. Yüksük. Rodensa.

Thimbles : Radansa (gemi). Baca deliği ağızlığı. Rodensa. Dikiş yüksüğü. Yüksük. Kablo çarığı. Radansa.

Rush : Şiddetli esmek. Hücum etmek. Koşmak. Aceleye getirmek. Düşünmeden girişmek. Üstüne atılmak. Telaş etmek. Yetiştirmek. Hızlı akmak. Sıkıştırmak.

 

Lost : Kayıp. Kaçırılmış. Yitirilmiş. Kaybedilmiş. Dalgın. Gaip. Kendini kaybetmiş. Zayi. Düşünceye dalmış. Kaybolmuş.

Running : Üst üste. Sürekli. Koşu. Cerahatli. Çalışma. Koşuş. Koşarak yapılan. İdare etme. İşletme. Yönetme.

Run : Yönetmek. Kullanmak. Koşturmak. Dönem. Sürü halinde gitmek. Sürmek. Çalıştırmak. Göstermek (film). Aday göstermek. Tabanları yağlamak.

Bussing synonyms : running game, running play, busings, busing.

Bussing zıt anlamlı kelimeler, Bussing kelime anlamı

Found : Dayandırmak. Dökmek (demir). Eritmek. Desteklemek. Kurmak. İnşa etmek. Dayanmak. Yapmak. Temel atmak. Yaptırmak.

Inactive : Belirli koşullar dışında kimyasal tepkimelere ilgisiz kalan. Bilgisayar, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aktif değil. Nötr. Hareketsiz. Durgun. Çalışmayan. Etkisiz. Gayrifaal. Kesat.