Busings türkçesi Busings nedir
- Baga.
Busings ingilizcede ne demek, Busings nerede nasıl kullanılır?
Busing : Baga.
Abusing : Kötü emellerine alet etmek. Taciz etmek. Küfretmek. Tecavüz etmek. Suistimal etmek. Kötüye kullanmak. Kötü davranmak.
Disabusing : Görmesini sağlamak. Gözünü açmak. Kurtarmak. Birini yanlış düşüncesinden vazgeçirmek. Uyandırmak.
Business : Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Konu. İşyeri. Görev. Tecim işlerinin uygulanabilmesi amacıyla kurulan çalışma yeri. Alım satım. Ticaret. İş kuruluşu. Ticarethane.
Business administration : İşletme. İş idaresi. İşletme yönetimi. İş adamı veya iş kadınının bir işletmeyi yönetmesi. İşletmecilik. İş yönetimi.
Business consultant : Danışman. İşle alakalı konularda diğerlerine tavsiyeler veren kimse. İşletme danışmanı.
Business credits : İş kredisi. Bankanın, işletmelere ticari etkinliklerini yerine getirmeleri için açtıkları kısa vadeli kredi. bk. vadeli satış. Ticari krediler.
Business computer : İş bilgisayarı.
Business card : Kartvizit.
Business college : Ticaret okulu. Ekonomi okulu. İş idaresi okulu. İş sahasına girmek isteyen bireyleri işle ilgili bilgilerle donatmak için kurslar açan enstitü. Ticaret lisesi. Meslek kursu açan kuruluş.
İngilizce Busings Türkçe anlamı, Busings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Busings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
House : Ev sağlamak. Meclis. Barınmak. Kodak. İskan etmek. Evde oturmak. -de bulunmak. Kendi evine almak. Barındırmak. Konut.
Construction : Çatma. Yapma. Yorum. Geçme. Dikinti. Yapılış. Tümce kuruluşu. Sap ve gövde birleştirme yöntemlerinden her biri. Kuruluş. Anlam verme.
Thimbles : Kablo çarığı. Yüksük. Baca deliği ağızlığı. Rodensa. Dikiş yüksüğü. Radansa. Radansa (gemi).
Storage : Depo. Ardiye vergini. Suni. Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bellek. Depo etme. Saklama. Ardiye ücreti. Ambar. Malın tüketici veya bir başka üreticiye ulaşmasına kadar üretici firmada bulundurulması, depoya yerleştirilmesi ve korunması süreci.
Bussing : Otobüsle taşıma.
Finance : Finansman sağlamak. Akçalı işler. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ç.mali durum. Finanse. Paraca desteklemek. İş kurmada gereken para. Devlete ilişkin gelirlerin gerçekleştirilmesi; yükümlülerinden alınması ve kamu hizmetleri için yapılacak ödeme ve giderlerin karşılanması gibi işlemlerle uğraşan bilimsel ve tutumsal bölüm. Finans. Sermaye yatırmak.
Fishing : Tahlisiye. Ağız arama. Belirli bir metot ve av aracı kullanılarak elde edilen su ürünü. Balık dalyanı. Balıkçılık. Balık avcılığı. Av. Balık avı. Balık tutma.
Building : Dikili. İnşaatçılık. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Apartman. Yapım. Kurma. İnşa etme. Bina. İnşaat. Yapı.
Transport : Coşturmak. Heyecanlandırmak. Götürmek (bir yerden başka bir yere). Taşıma. Nakil. Taşıt. Taşımak. Nakliye. Taşınım. Bir maddenin bir yerden başka bir yere taşınması. transport.
Thimble : Baca deliği ağızlığı. Radansa. Halatların ucunda bağlantı yeri oluşturmak ve aşınmalarını önlemek amacıyla kasalara takılan demir kelepçeler. Dikiş yüksüğü. Yüksük. Radansa (gemi). Kablo çarığı. Koşum yüreği.
Busings synonyms : employee owned enterprise, underperformer, employee owned business, discount business, field of operation, business activity, business organisation, factory farm, manufacturing business, business concern, touristry, printing, real estate business, division, franchise, business enterprise, publishing, agriculture, chain, transportation, manufacturer, market place, partnership, carrier, shipbuilder, industry, butchering, commerce, commercialism, marketplace, brokerage, common carrier, enterprise.
Busings zıt anlamlı kelimeler, Busings kelime anlamı
Inactivity : Üşengeçlik. Etkisizlik. Tesirsizlik. Tembellik. Avarelik. Hareketsizlik. Durgunluk.
Conductor : Kılavuz. Isı, elektrik gibi erke türlerini ileten ortam. İletken madde. Rehber. Şef (orkestra veya koro için). Konduktor. İletken. Yol gösteren. Orkestrayı yöneten, bir müzik yapıtını yönettiği orkestra ile yorumlayan ve uygulayan sanatçı. Orkestra yöneticisi.

Bu kısımda Busings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Busings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Busings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Busings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.