Buyruğu yürümek nedir, Buyruğu yürümek ne demek

Teknik terim anlamı:

Hükmü câri olmak, emri tutulmak.

Buyruğu yürümek tanımı, anlamı

Buyru : Kağnı, araba tekerleğine çakılan tahta çivi. Kağnı tekerini tutan ağaç çivi. (Garibçe Güdül, Alcılı Delice Ankara). Istarda kilimin sarılı olduğu mazıyı çeviren eğri ağaç araç. (Kötüören Pınarbaşı Kayseri)

Yürü : “devam et, git” anlamında kullanılan bir söz. [Bakınız: yürüyş]. Haydi.

Yürüme : Yürümek işi.

Yürümek : Adım atarak ilerlemek, gitmek. Yol almak. Faiz, hesap edilmek, işlemek. Karada ya da suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek. Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak. Geçmek, ilerlemek, değişmek. Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek. Yayan gezmek, yayan gitmek. Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek. Ölmek. Bir işte ileri gitmek. Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek.

Tutulmak : Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak. Birine tutkun olmak, sevmek. Tutuk duruma gelmek. Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak. Bir organ veya bir şey hareket edemez olmak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak. Yakalanmak. Ünlü olmak, meşhur olmak. Kapatılmak, sarılmak.

Tutulma : Tutulmak işi. Halk tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma, popülarite. Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün veya bir bölümünün görünmez duruma gelmesi olayı.

 

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

Emri : [Bakınız: ebru]. Emirle ilgili.

Tutu : Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

Olma : Olmak işi.

Cari : Geçerli olan, yürürlükte olan. Akan.

Diğer dillerde Buttes chaumont okulu anlamı nedir?

Fransızca'da Buttes chaumont okulu nedir ? : école des buttes-chaumont