Cülusiye nedir, Cülusiye ne demek
Cülusiye; Yazın alanında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimedat olarak kullanılır.
Teknik terim anlamı:
[Bakınız: kaside].
Cülusiye anlamı, kısaca tanımı
Cülus : Hükümdarlık tahtına çıkma, tahta oturma
Hükümdar : Padişah, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı.
Padişah : Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, hükümdar, sultan.
Padişa : Hükümdar, bk. padişah.
Bahşiş : Yapılan bir hizmete ödenen ücretten ayrı olarak fazladan verilen para, kahve parası.
Kaside : On beş beyitten az olmayan, bütün beyitlerin ikinci dizeleri en baştaki beyit ile uyaklı olan ve çoğu kez büyükleri övmek için yazılan divan edebiyatı şiir türü.
Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.
Tören : Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim. Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılmış olan toplantı, merasim, seremoni.
Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.
Hüküm : Yargı. Önem, geçerlilik. Egemenlik, hâkimiyet. Karar. Değer, aynı ya da benzer nitelik.
Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].
Kasi : Çamaşır : Buğun kâsi yıkadım. Kadınların çamaşır yıkarken giydikleri giysi.
Şair : Şiir söyleyen veya yazan kimse, ozan. Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu kimse. Şiir yazan veya söyliyen sanatçı. Şâir. Şiir yazan kimse, ozan.
Şiir : Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk. Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey.
İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
Taht : Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık.
Töre : Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet. Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri, adap.
Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.
Diğer dillerde Cuvier kanalı anlamı nedir?
İngilizce'de Cuvier kanalı ne demek ? : cuvier duct

Bu kısımda Cülusiye nedir? Cülusiye ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Cülusiye tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Cülusiye hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.