Cılkı nedir, Cılkı ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İnce, dar, taşlı yol, patika.
Su yolu.
[Bakınız: cılga].
[Bakınız: cılka].
At sürüsü.
Eşek.
Mısır püskülü.
Harmanda saman ile taneyi ayırmak için her ikisi arasına uzatılan ağaç.
Teknik terim anlamı:
Çığır, patika, dağ yolu.
Cılkı ile ilgili Atasözü veya Deyim
cılkı çıkmak : bozulmak, doğru ve uygun yolundan ayrılmak.
Cılkı anlamı, kısaca tanımı
Cılk : Bozularak kokmuş (yumurta). İrinlenmiş. Cıvık. Sözünün eri olmayan
Cılkıcı : At çobanı.
Cılkık : Tereyağı kabı.
Cılkını çıkmak : Bozmak.
Cılkır : Et, ıspanak ve yumurtadan yapılan yemek.
Cılkısız : Terbiyesiz. Yaramaz. Sözünün eri olmayan. [Bakınız: cılgısız].
Mısır püskülü : Mısır koçanının ucundan sarkan sarı renkli püskül biçimindeki tepeciği.
Harmanda : Hizmetçi, uşak. At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak.
Ayırmak : Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
Su yolu : Künk veya demir boru ile yapılmış oluk.
Harman : Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.
Püskül : Bir ucundan bazı şeylere süs olarak takılan, diğer ucu serbest saçak biçimindeki iplik demeti.
Patika : Engebeli yerlerden gelip geçenlerin ayak izlerinden oluşan, tekerlekli araç işlemeyen dar yol, çığır, keçi yolu, yolak.
Ayırma : Ayırmak işi.
Taşlı : İçinde taş olan, taş karışmış olan (tahıl, bakliyat vb.). Üzerinde süs taşı bulunan. Üzerinde taş bulunan.
Saman : Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan, hayvanlara yedirilen ufalanmış sapları.
Cılka : İnce, dar, taşlı yol, patika. [Bakınız: cılga]. Kağnı veya araba izi. Su yolu. Boş arazi. Sade, arı, yalnız.
Uzatı : (Söz sanatı terimi) Sözün boşuna uzaması hali (UZATILI, Itnaplı, Prolixe). [Bakınız: eşitlik].
Püskü : Tütsü, duman (Mucur). Bal alma sırasında arı kovanına duman püskürtmekte kullanılan aygıt. (Kemalpaşa İzmir).
Harma : Eski yapılarda kırılmak üzere olan çatı ağaçlarının altına vurulacak direğe başlık olarak konulan parça, destek.
Diğer dillerde Cılız ana ışık anlamı nedir?
İngilizce'de Cılız ana ışık ne demek ? : low key

Bu kısımda Cılkı nedir? Cılkı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Cılkı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Cılkı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.