Cırtı nedir, Cırtı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Serçeden biraz büyük, eti yenen boz renkli bir kuş.

Meşe ağacı yemişinin en küçüğü.

Cırtı tanımı, anlamı

Cırt : Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses. Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe

Cırtıdak : Birdenbire.

Cırtıgaz : Ekilmeyen, tarlalarda yetişen geniş yapraklı, hatmi çiçeğine benzeyen çiçekler açan bir bitki.

Cırtıh : Şımarık, hoppa, züppe.

Cırtık : Şımarık, hoppa, züppe. Yırtık. Bir arı kovanının çıkardığı üçüncü oğul.

Cırtık mırtık : Kötü yazılmış (yazı hakkında). Yırtık pırtık.

Cırtıke : Çeşme yalağı, ağaçtan oyulmuş tekne.

Cırtıldamak : Çok öğünmek.

Cırtıltı : Kuş sesi, cıvıltı.

Cırtım : Az .bir parça.

Cırtına : Şımarık, hoppa, züppe.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

 

Yemiş : Meyve. İncir.

Serçe : Serçegillerden, insanlara yakın yerlerde yaşayan, kışın göçmeyen, koyu boz renkli, ötücü küçük bir kuş (Passer domesticus).

Yenen : Karşılaşmalarda kazanan güreşçi. Yarışmayı kazanan kişi, takım. Üstün gelen, kazanan.

Biraz : Bir parça, azıcık. (bi'raz) Az miktarda. (bi'raz) Kısa bir süre için.

Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.

Meşe : Kayıngillerden, üç yüz kadar türü arasında, yaz kış yapraklarını dökmeyenleri de bulunan, kerestesi dayanıklı bir orman ağacı (Quercus). Bu ağaçtan yapılan.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Diğer dillerde Cırcırlı yivaçar anlamı nedir?

İngilizce'de Cırcırlı yivaçar ne demek ? : ratchet diestock