Cadaver türkçesi Cadaver nedir

  • Kadaver.
  • Ceset.
  • Kadavra.
  • Ölmüş vücut, ceset, kadaver.
  • Ölü.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Cadaver ingilizcede ne demek, Cadaver nerede nasıl kullanılır?

Cadaver meal : Kadavra unu. Değersiz karkasların veya ölen hayvanların deri, boynuz, tırnakları çıkarılıp işkembe ve bağırsak içeriği boşaltıldıktan sonra geriye kalan kısmın kurutulup öğütülmesiyle elde edilen proteince zengin yem maddesi.

Cadaveric : Kadavra ile alakalı. Kadavraya ait. Ölü gibi veya kadavraya benzeyen.

Cadaveric rigidity : Ölü sertliği. Ölüm sertliği.

Cadavericole : Leşle beslenen hayvan. Kadaverikol.

Cadaverine : Kadaverin. Pis kokulu ve zehirli kimyasal bileşik. Gıdaların bozulması sırasında lisin aminoasidinin dekarboksilasyonu sonucu açığa çıkan ve nh2(ch2)5nh2 formülüyle bilinen kokulu, zehir etkili madde, 1, 5-pentandiamin, pentametilendiamin.

Cadastral survey : Kadastro. Kadastro etütleri. Kadastro ölçümü. Kadastro ölçmesi.

Cadastral : Kadastroya ait. Kadastro ile ilgili. Kadastro.

Examination of cadavre : Ölünün bakıtılması.

Cadaverously : Soluk bir şekilde. Öldüğünde beyazlaşma zamanı. Kadavra üzerinde. Ölü gibi.

Cadare : Kadare. Ölme, bitme.

İngilizce Cadaver Türkçe anlamı, Cadaver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cadaver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Clay : Cassius clay (1942 doğumlu, muhammad ali olarak bilinir). Balçık. Toprak. Hamur. Parçacıklarının çapı 0.002 mm olan, kuru alüminyum silikattan yapılmış, sıkı ve su geçirmez toprak. İnsan vücudu. Çamur. Tanecikleri 0.0004 mm'den daha küçük, çimentolanmamış kil mineralleri topluluğu. Çömlekçi çamuru. Amerikalı bir boksör.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Corses : (eski kullanım) ölü.

Stiff : Tutulmuş. Fahiş. Kurban. Pekişmiş. Sıkı. Eğilmez. Kuvvetli. Resmi. Morto. Soğuk.

Dead : Sönük. Gerilimsiz. Ölü (renk). Işığı hızla söndürme eylemi. Ölü zaman. Işığı öldürme. Cansız. Işığı hızla azaltarak söndürme.

Deader : Unutulmuş. Bozuk. Cansız. Dermansız. Donuk. Keskin. Kullanılmayan. Tam. Ölmüş.

Bodies : Cisim. Grup. Gövde. Kütle. Vücut. Kuruluş. Beden. Karoser. Birlik.

Remains : Kalıntılar. Kalıntı. Yemek artıkları. İzler. Yığıntı. Artıklar. Artık. Kalanlar. Kalıtlar.

Abaxial : Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Corpse : Cenaze. Morto. Mevta. Naaş.

Cadaver synonyms : cremains, a amplitude mod, body, dead duck, abamectin, carcase, corse, dead body, brown bread, abattoir, corpses, a band, abdominal pain, abdominal palpation, abdominal distention, bodying, a clay, a c syndrom, a dna, abdominal fat necrosis, carcases, dead meat, abdominal ovariectomy, a crochordon, food for worms, carcass, carcasses, at rest, casualty, mortal remains, as dead as a doornail, cadavers, abdomen.

Cadaver ingilizce tanımı, definition of Cadaver

Cadaver kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dead human body. A corpse.