Callus türkçesi Callus nedir

  • Kallus.
  • Kırığın kaynamasına yardımcı olan madde.
  • [#keçe Keçeleşmek].
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Kalus.
  • Cal.
  • Nasır.
  • Nasır. kırık kemik uçları arasında oluşan ve kaynaşmayı sağlayarak tamire yardımcı olan yeni tamir dokusu.
  • Nasırlaşmak.
  • Organize olmamış, farklılaşmamış bitki hücrelerinin çoğalmış kütlesi.
  • Zarar görmüş bitki yüzeyleri üzerinde şekillenen sert doku. kırık kemik uçları çevresinde ve arasında oluşan kaynamayı sağlayıcı yeni kemik dokusu.

Callus ingilizcede ne demek, Callus nerede nasıl kullanılır?

Callus culture : Kallus kültürü. Fide ya da diğer bitki kısımlarının eksplantlarından üretilen organize olmamış hücre kütlesi.

Callus exuberant : Kallus eksuberant. Taşkın kallus. Kırık yerinde çok miktarda kallus dokusu oluşması, kallus eksuberant, kallus luksirians.

Callus insuffisant : Kallus insuffisant. Yetersiz kallus.

Callus luxurians : Kallus luksurians. Kırık yerinde çok miktarda kallus dokusu oluşması, kallus eksuberant, kallus luksirians. Taşkın kallus.

Insufficient callus : Yetersiz kallus. Kırık bölgesinde oluşan kallus formasyonunun kırığın konsolidasyonu için gerekli oran ve nitelikte gelişmemesi, kallus insuffisant.

Callused : Nasır tutmuş.

Calluses : Nasır. Kırığın kaynamasına yardımcı olan madde.

 

Call a meeting : Toplantı organize etmek. Toplantı yapmak. Toplantıya çağırmak. Toplantı çağrısında bulunmak. Toplantı ayarlamak.

Call a halt to : Kesmek. Durdurmak. Son vermek.

Callusing : Nasır. Nasırlaşmak. Kallus. Kalus. Keçeleşmek. Cal.

İngilizce Callus Türkçe anlamı, Callus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Callus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enation : Anne tarafından akrabalık.

Felts : Hissedilen. Muşamba. Keçeleştirmek. Keçe. Fötr. Keçelemek. Keçe ile kaplamak. Karton. Keçe yapmak.

Verruca : Verüka. Epidermiste, papillom benzeri ve aşırı boynuzlaşma özelliği gösteren kalınlaşma, verruka. papillomdan, epitel hücrelerinin sayıca artışının tümöral bir üreme olmamasıyla ayrılır. Siğil. Verrü. Papillom.

Mat : Hasır ile örmek. Resmin etrafına paspartu geçirmek. Hasır gibi yapmak. Hasır. Dolaşık yığın. Donuk. Minder. Altlık. Bardak altlığı.

Clavus : Kalın değnek, topuz, nasır. Heteroptera türlerinde birinci çift kanadın skutelluma komşu bölgesi. örümceklerde dişi genital organın çıkıntısı. 3.otlarda bir mantar hastalığı. Cor. Yerel basınç uygulanan bölgelerde hiperkeratozis ve epidermis kalınlaşmasıyla belirgin iyi sınırlı, kabarık ve gri renkte deri kalınlaşması ve sertleşmesi, kallus, tilom. kemik çıkıntılarının bulunduğu diz, dirsek ve göğüs kemiği gibi bölgelerde daha çok görülür. Klavus. Keskin bir alet kafanın içerisine giriyormuş gibi hissedilen keskin ağrı (psikiyatri).

Corns : Tahıl. Ekin. Tahıl tanesi. Mısır viskisi. Mısır. Buğday (ing.). Yulaf (irlan., ıskoç.).

 

Corn : Tahıl. Salamura etmek. Mısır viskisi. Hububat. Mısır. Ekin. Tahıl tanesi. Buğday (ing.).

Felt : Keçe. Keçeleştirmek. Keçe yapmak. Muşamba. Hissedilen. Keçe ile kaplamak. Karton. Keçelemek. Fötr.

Callus synonyms : plant process, calluses, callusing, indurate, harden, callosities, callosity.

Callus zıt anlamlı kelimeler, Callus kelime anlamı

Soften : Sindirmek. Gönlünü almak. Tatlılaşmak. Kısmak. Gevşetmek. Tatlılaştırmak. Yumuşamak. Yatıştırmak. Zayıflatmak. Yumuşatmak.

Callus ingilizce tanımı, definition of Callus

Callus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Callosity.