Canlı bomba nedir, Canlı bomba ne demek

Canlı bomba; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de mecaz olarak kullanılır.

  • Üzerindeki patlayıcı maddeleri suikast yapmak amacıyla patlatarak kullanan kimse

Canlı bomba hakkında bilgiler

İntihar saldırı, bir eylemcinin üzerinde taşıdığı patlayıcıları kullanarak kendisini öldürmesi ve çevresine zarar vermesidir. Bu eylemi yapan kişiye ise çoğunlukla "canlı bomba" denir.

Tarihteki ilk intihar saldırıları Japonların savaşlarda yaptığı kamikaze olarak bilinir. 1980'lerden itibaren ise intihar eylemleri, silahlı örgütler tarafından sistematik olarak kullanılmaya başlanmıştır.

İntihar eylemini yapan kişi, eylemde kendisini öldürmediği takdirde eylemin başarısız olacağının farkındadır. Bu nedenle eylemcinin ölmesi, intihar eyleminin ön koşuludur. Günümüzde silahlı örgütler genellikle son çare olarak bu eylemi düzenlerler ve kamuoyunda ses getirmek, korku ortamı oluşturmayı amaçlarlar.

Canlı bomba anlamı, kısaca tanımı:

Patlayıcı : Patlama özelliği olan (madde).

Canlı : Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Canlı yayın. Canı olan, diri, yaşayan. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan.

 

Bomba : Canlı veya cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil.

Madde : Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Molekül. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Bir cismi oluşturan öge, öz. Duyularla algılanabilen nesne. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.

Suikast : Gizlice cana kıyma ve kötülük etmeye kalkışma. Bir devlet büyüğünü veya önemli bir kişiyi plan kurarak öldürme.

Yapmak : Bir durum yaratmak. Olmasına yol açmak. Yol almak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Gerçekleştirmek. Üretmek. Olmak. Evlendirmek. Edinmek, sahip olmak. Onarmak, tamir etmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Dışkı çıkarmak. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Salgılamak, çıkarmak. Davranmak, hareket etmek. Düzenli bir duruma getirmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Saldırı : Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma, hücum, taarruz, tecavüz.

Eylemci : Düşüncesini eylemleri ile gerçekleştirmeye çalışan kimse.

Öldürme : Öldürmek işi.