Capital intensive technology türkçesi Capital intensive technology nedir

  • Bir malın üretiminde veya bir kesimde kullanılan sermaye/emek oranının diğer bir malın üretiminde veya diğer bir kesimde kullanılandan daha yüksek olduğu teknoloji. krş. emek yoğun teknoloji.
  • Sermaye yoğun teknoloji.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Sermaye-yoğun teknoloji.

Capital intensive technology ingilizcede ne demek, Capital intensive technology nerede nasıl kullanılır?

Capital : Sermaye ile ilgili. Kazanç. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan birden çok dönemde kullanılan, emeğin verimliliğini artıran ve kendisi de üretilmiş olan her türlü araç gereç. gelir yaratma yeteneğine sahip ulusal veya uluslararası düzeyde her türlü mali veya fiziksel varlık. Sermaye. Başkent. Mükemmel. Başmal. Anamal. Ölüm. Kusursuz.

Intensive : Pekiştirmeli. Entansif. Yoğunlaştırılmış. Aşırı. Pekiştirilmiş kelime. İntansif. Yoğun. Türkçede ad, sıfat ve zarf soylu sözlerin açık veya kapalı ilk hecelerinin p, m, r, s ünsüzlerinden biriyle kapatılması ve meydana gelen hecenin, o kelimenin başına eklenmesiyle, benzer hecelerin tekrarı esasına dayanılarak kurulan ve bu yolla ilgili olduğu adın veya fiilin taşıdığı anlamı yoğunluk bakımından güçlendiren kelime: || durum yüzünden zaten sarsılan şerif, handan'ın artık kendisine bambaşka bir gözle baktığını fark eder etmez büsbütün çileden çıktı; bir şeyler yapabilmek hırsıyla yanmaya başladı (t. buğra, dönemeçte, s. 140). en tatlısı kapıyı, pencereyi sımsıkı kapatıp eski yaşantıyı sürdürmekti (t. buğra, göst. e., s. 88). donuk yüzü pembeleşmiş, o her zamanki kıpkırmızı dudakları ise aksine uçuk bir renk almıştı… (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 125). bir haftadır kupkuru kesildi kurabiyeler (p.safa, matmazel noraliya'nın koltuğu, s. 22) vb. || pekiştirilmiş kelimelerde anlamı daha da güçlü kılmak için ek yığılması olayında görüldüğü gibi, pekiştirme öncesi ile asıl kelime arasında bir (a) ünlüsü daha eklenir: sap-a-sağlam, cep-e-çevre gibi. geçirdiği korkunç kazaya rağmen arabadan sap-a-sağlam çıkabildi. gittikleri yerde etrafları çep-e-çevre sarılmıştı vb. bk. pekiştirme ve pekiştirme ünlüsü. Şiddetli.

 

Technology : Mal ve hizmet üretimiyle ilgili olarak toplumun ulaştığı toplam bilgi birikimi. Mühendislik bilgisi. Mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılan araç ve yöntemlere ilişkin bilgi bütünü. Güç ve bilgiyi denetleme, toplama, biriktirme, işleme, iletme vb. amaçlar için oluşturulan makinelerin, dizgelerin ve araçların tümü. Bir endüstri dalıyla ilgili yapım yöntemlerinin, yollarının ve araçlarının inclenmesinden oluşan bilgi dalı. Yordamlık. Teknoloji. Uygulayım bilimi. Teknik bilgi. Uygulayımbilim.

Capital intensive : Sermaye yoğun. Göreceli olarak daha az işçi çalıştıran buna karşılık daha pahalı ekipmanlar kullanan endüstrileri ifade eden terim. Sermaye teşviki.

 

Capital intensive commodity : Diğer mallara göre, üretiminde sermayenin emekten daha çok kullanıldığı mal, diğer bir deyişle sermaye yoğun teknolojiyle üretilen mal. krş. emek yoğun mal. Sermaye yoğun mal.

Labour intensive technology : Emek yoğun teknoloji. Bir malın üretiminde veya bir kesimde kullanılan emek/sermaye oranının diğer bir malın üretiminde veya diğer bir kesimde kullanılandan daha yüksek olduğu teknoloji. krş. sermaye yoğun teknoloji.

Capital intensive industry : Üretim sürecinde girdi olarak emeğe oranla sermayenin daha fazla kullanıldığı, diğer bir deyişle sermaye yoğun teknolojinin kullanıldığı sanayi. krş. emek yoğun sanayi. Sermaye yoğun sanayi.

İngilizce Capital intensive technology Türkçe anlamı, Capital intensive technology eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capital intensive technology ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Capital intensive technology synonyms : a type mutual funds, a change in supply, ability to pay principle, abnormal budget, a shift in demand, ability to pay approach.