Carrying on türkçesi Carrying on nedir

  • Aptalca heyecan gösterisi.
  • Şamata.

Carrying on ingilizcede ne demek, Carrying on nerede nasıl kullanılır?

Carrying : Taşıyan. Taşımacılık. Taşıma. Nakletme. Nakliyat. Nakliye.

On : E doğru. Çakırkeyif. Olmakta olan. Üstünde. Yönünde. Esnasında. Devrede. Yanmak. Civarında. Açık.

Carrying agent : Taşımacı. Nakliyeci. Nakliyat firması.

Carrying away : Alıp götürmek. Coşturmak. Ayartmak. Taşımak. Heyecanlandırmak. Götürmek.

Carrying capacity : Taşıma kapasitesi. Taşıma gücü. Yük kapasitesi. Taşıma sığası. Taşıyabilirlik.

Carrying charge : Ödenmemiş bilanço üzerinde yüklenme veya faiz hizmeti. Halen para kazandırmayan elde tutulan veya depolanan varlıklar veya mülk sahibi olmanın işletmeye maliyeti. Taksitli satışlarda ödenen faiz.

İngilizce Carrying on Türkçe anlamı, Carrying on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carrying on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

High jinks : Gürültülü eğlence. Cümbüş. Eğlence. Çılgınlık.

Commotion : Telaş. Karışıklık. Kargaşa. Velvele. Koşuşturma. Heyecan. Zürzavar. Patırtı. Karmaşa. Keşmekeş.

Helling : Cehennem. Kumarhane. Kahrolsun!. Felaket. Gırgır. Ölüler diyarı. Şaka. Tamu.

Hilarities : Kahkaha. Gürültülü eğlence. Neşe. Eğlence.

 

Hells : Kumarhane. Casino. Felaket. Çok. Cehennem. Aşırı. Şaka. Gırgır. Berbat.

Hoo ha : Karmaşa. Problem. Yaygara. Sorun.

Dustup : Kavga. Kavga kıyamet. Gürültü. Patırtı. Haraza. Tartışma.

Conviviality : Şenlik ve ziyafet. Eğlenti. Eğlence. Şenlik. Keyif.

Hilarity : Neşe. Kahkaha. Eğlence. Gürültülü eğlence.

Din : Gürültü. Söyleyip durmak. Kulak tırmalayıcı ses. Tekrar tekrar söylemek. Gürültü etmek. Yankılanmak. Patırtı. Kafasını şişirmek. Çınlamak.

Carrying on synonyms : dustups, hijinks, dinned, hell, carryings on.