Cebele nedir, Cebele ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kılavuz, yol gösterici.

Zorba, haydut, yankesici.

Cebele hakkında bilgiler

Cebele (Arapça: جبلة‎, Ǧabla), Jableh ya da Jablah, Lazkiye İli'nin, kendi adını taşıyan Cebele İlçesi'ne bağlı bir şehirdir ve ilçenin başkentidir. Bir sahil şehri olduğu için rakım en düşük 0 metredir, ancak en yüksek noktada ise 16 metreyi (52 ft.) bulmaktadır. 2012 hesaplamalarına göre 75,505 kişilik bir nüfusa sahiptir. Cebele, köklü bir tarihe sahip Suriye şehirlerindendir. Özellikle Haçlı Seferleri sırasında aktif olarak rol almıştır. Birinci Haçlı Seferi'nin başarılı olmasıyla Cebele, Antakya Prensliği'ne bağlı hale gelmiştir. Ancak, 1189 yılında, Üçüncü Haçlı Seferi sırasında, Selahaddin Eyyubi tarafından ele geçirilerek tekrar Müslüman kontrolü altına girmiştir. Ayrıca kentin başrahibi, Urfa Kontluğu'nun düşüşünü, Papa III. Eugene'e ilk bildiren ve Prester John hakkında ilk konuşan din adamı olan Cebeleli Hugh olmuştur.

Cebele anlamı, kısaca tanımı

Cebe : Zırh. Silah

Cebel : Sahipsiz, boş toprak. Ekilmemiş tarla, ekime elverişli olmayan yer. Dağ.

Cebelek : Gözleri küçük ve görmesi zayıf olan kimse.

Cebelemek : Zırh giydirmek, techiz etmek.

Cebeler : Gaziantep kenti, Burç nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Haçlı seferleri : XI. ve XII. yüzyıllarda Batılı Hıristiyanlarca, kutsal yerleri Müslümanların elinden almayı amaçlayan ve sekiz kez yinelenen savaşlar.

Din adamı : Mesleği dinle ilgili işler olan görevli.

Bağlı hal : Erkil engelini aşmaya yeterli erkesi olmadığı için bir erkil çukuru içinde bağlı kalan dizge.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Hesaplama : Hesaplamak işi.

Gösterici : Gösteri yapan kimse, gösteri adamı, nümayişçi. Fotoğraf, film vb.ni bir yüzeye yansıtmaya yarayan araç, projektör.

Yankesici : Bir kimsenin cebinden, çantasından ustalıkla, hissettirmeden bir şeyler çalan kimse, cep faresi, tırtıkçı.

Hakkında : İlgili olarak, üzerine.

Müslüman : İslam dininden olan kimse, Muhammedî, Müslim, Müselman, mümin. Doğru, haktan ayrılmaz kimse. İslam dininin kurallarını yerine getiren kimse.

Başarılı : Başarı gösteren, muvaffakiyetli. Başarılmış, üstesinden gelinmiş. Başarılı bir biçimde, başarı göstererek.

Seferler : Aydın ili, Akçaova nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Karabük ilinde, Eflâni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kontrol : Denetleme. Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma. Yoklama, arama. Denetçi, kontrolör.

Başkent : Bir devletin yönetim merkezi olan şehir, hükûmet merkezi, başşehir.

Kişilik : Bir kimseye özgü belirgin özellik, manevi ve ruhsal niteliklerinin bütünü, şahsiyet. Bireyin toplumsal hayatı içinde edindiği alışkanlıkların ve davranışların bütünü. Herhangi bir kişi için, herhangi bir kişiye yetecek miktarda olan. Herhangi bir sayıda kişiden oluşan. Yabanlık. İnsanlara yakışacak durum ve davranış.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Diğer dillerde Cea anlamı nedir?

İngilizce'de Cea ne demek ? : carcino embryonic antigen